;
top of page

Sayılar

Diplomalı İşsizlik

Geçmişten bugüne üniversitelerin artması sonucu yükseköğretim, bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımında kritik bir rol oynamaktadır. Ancak bu sürecin kontrolsüz ilerlemesi, günümüzde diplomalı işsizlik sorununu giderek görünür hâle getirmiştir. Eğitim; bireyin bilgi, beceri ve tutum kazanmasını, seçtiği alanda bilgi edinmesini, mesleki yeterlilik elde etmesini ve eleştirel düşünme becerisi geliştirmesini amaçlamaktadır. Bireyler aldıkları eğitim sonrası üniversite dip

Toprak Sahanın Tozu

Bazıları için futbol, pürüzsüz yeşil çimler ve ışıl ışıl stadyumlar demektir. Ama bizim için futbol; diz kapaklarımızdaki kabuk bağlamayan yaralar, ayakkabının içinden eve taşınan siyah kauçuk parçaları ve her yıkamada rengi biraz daha solan o emanet formalardır. Amatör saha, toplumsal statülerin otoparkta bırakıldığı tek yerdir. Hafta içi masabaşında emir veren müdür ile sanayide çıraklık yapan genç, aynı korner organizasyonunda birbirine bağırırken görürsünüz. O an ne unvan

Yağmur

Semadan merhamet indiriyor Hak. Can veriyor toprağa. Sema ağlarken gülüyor arz. Semayı ağlatan merhamet, Arzı güldüren rahmet. Temizliyor yeryüzünü rahmet. Can veriyor, nefes oluyor merhamet. Toprağa düşen damla can ola. İnsana düşen damla nefes ola. Gönüllere inşirah ola. Toprağa ferahlık ola. Toprak yağmuru sevmez mi? İnsan ki toprak değil mi? Semadan merhametler ine, Rahmetle bahar ola. Dökülen denize inci taneleri ola. Toprak şenlene, Arz bahar ola. Sema rahmet dola. Gönü

Başarı

Bu , yepyeni bir günün başlangıcı. Allah bize dilediğimiz gibi geçirebileceğimiz bir gün daha bahşetti. Bugünün nasıl geçirebileceğimiz bize bırakmış. İster boşa harcar, ister değerlendiririz ; bize kalmış. Ömrümüzde bir kere çıkmış bu fırsatı değerlendirmek bizim elimizde. Geçmiş: Dün geçmiştir onun için bir şey yapamayız. Şimdi: iyi değerlendirmeliyiz ; yarını görmeme ihtimali var. Gelecek: Onu  yaşayacağımızı bilemeyeceğimiz için şu anı verimli geçirmek gerekir. Barry FARB

Günümüzün Sessiz Ruhsal Yorgunluğu

Günümüzde birçok insan aynı cümlede buluşuyor: “Aslında bir şeyim yok ama iyi de hissetmiyorum.” Ne belirgin bir hastalık, ne büyük bir travma… Yine de içten içe hissedilen bir ağırlık, geçmeyen bir yorgunluk ve tanımlaması zor bir huzursuzluk var. İşte bu duygu, çağımızın en yaygın ama en az konuşulan sorunlarından biri olan sessiz ruhsal yorgunluk. Sessizdir; çünkü çoğu zaman fark edilmez. Görünür değildir; çünkü insanlar günlük hayatlarına devam eder, işe gider, ders çalış

Anlayamadıklarımız

Dönüp baktım insanlara, İçlerinde gördüm karamsarlık.  Görmek istedim coşku, umut...    Dönüp baktım insanlara,  Kendilerine yabancılaşmış,  Bedenleri mahpus, ruhları satılmış.    Dönüp baktım insanlara,  Nefes olmak istedim.  Fısıldadım sa‘âdet-i ebedîyi.   Dönüp baktım insanlara,  İçlerinde gördüm huzuru.  “Ne kârlı bir alışveriş!” dedim.

Hafızlık

Hafızlık, zor zanaat azizim;                                          Gözyaşı demek, uykusuzluk demek,                                          Birçok şeyden fedakârlık demek.                                          Hafız, gonca gül demek; Hafız, muhafız demek.                                            Asıl hafız, ezberleyen değil,                                          Bilhassa Kur’an’la âmil,                                          Değil sadece Kur’an’ı hamil,...

Paşayı Sevmek

Sene 1945, Erzurum/Hasankale... Anlatmaya başlayınca bir yandan gülüyor, bir yandan da “Köroluyum, ben dedenle evlendiğimde ondan 10 yaş büyüktüm!” diyordu. Çünkü Paşa deden hem yetim hem öksüzdü. “Kenan’ın kızı Azimet, Paşa’yı çekip çevirir, ev bucak sahibi yapar” diye düşünmüşler. Eskiden nerde beğenmek, sevmek... Paşa dedenle evlendik. ​Bir gün, iki gün derken günler geçti. Annem vefat edince, Kenan deden yani babam da gidince kardeşlerim çok küçükken hem yetim hem öksüz k

İntihar Dükkanı Kitap İncelemesi

“İntihar Dükkanı”, Jean Teulé tarafından kaleme alınmış, 2006 yılında yayımlanmış; kara mizah ve distopik öğeleri ustalıkla bir araya getiren, okurunu hayatın birçok yönünü sorgulamaya davet eden çarpıcı bir romandır. Kitabın başlarında son derece absürt bir toplum tasviri okuduğunuzu düşünseniz de ilerleyen sayfalarda verilmek istenen mesajı gayet net bir şekilde anlıyorsunuz. Yazar ise bu mesajı okuyucunun gözüne sokarak değil de daha çok kara mizahın ince yönünü kullanarak

Eskici Dükkânı: Hafızanın Tozlu Rafları

Herkesin vitrinini yeni olanla süslediği, parıltılı ve hızlı bir çağda yaşıyoruz. Her şeyin "en yenisi" makbul; telefonun, kıyafetin, hatta fikirlerin bile... Oysa benim zihnim, arka sokaklarda kalmış, kapısı gıcırdayan, camları hafif isli bir eskici dükkânı gibi. İçeride ne ararsan var: Yarım kalmış bir çocukluk gülüşü, eski bir dostun veda ederken bıraktığı o ağır sessizlik, artık sokaklarında yürümediğim şehirlerin gürültüsü... Bana göre yazmak, hafızanın tozlu raflarında

Kulu İlçesi Sosyoekonomik Analizi

Kulu’nun Coğrafi Konumu;             Kulu; Orta Anadolu Bölgesi’nin Konya Bölümü’nde yer alan bir ilçedir. Konya-Ankara devlet karayolu üzerinde bulunan ilçe, Konya’nın en kuzeyinde yer almaktadır. İlçenin kuzeyinde Ankara’nın Bala ve Haymana ilçeleri, güneyinde Cihanbeyli ilçesi ve Tuz Gölü, doğusunda Şereflikoçhisar ilçesi, batısında ise Cihanbeyli ve Haymana ilçeleri yer almaktadır. Konya’ya 148 km uzaklıktaki ilçenin rakımı 1.010 metre, yüzölçümü ise 2.880 km²dir. Kulu ma

Merve Koca - Sınıf Öğretmeni

1-Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?   Merhabalar Ben Merve Koca. 21 Ocak 1990 Konya doğumluyum; şu an Çanakkale’de yaşıyorum. 3 ve 6 yaşlarında iki erkek çocuk annesiyim. 2013 yılında Pamukkale Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünden mezun oldum. Mezun olduğum yıl, Yalova Hizmet İçi Eğitim Enstitüsü’nde Zihin Engelliler Sınıf Öğretmenliği sertifikası alarak 2013 yılı aralık ayı itibarıyla bir rehabilitasyon merkezinde özel eğiti

Konya’nın Bin Yıllık Çocuk Bayramı: Şivlilik

Anadolu’nun kadim başkenti Konya, yüzyıllar boyunca Selçuklu’nun vakur duruşunu ve Mevlana’nın sevgi öğretisini bağrında taşıdı. Ancak bu şehirde öyle bir gün vardır ki, o gün ciddiyet yerini neşeye, sessizlik çocuk çığlıklarına, soğuk kış geceleri ise mahalle ateşlerinin sıcaklığına bırakır. Türkiye’nin başka hiçbir coğrafyasında göremeyeceğiniz, sadece Konya’ya mahsus olan bu kültürel fenomenin adı Şivlilik ’tir. ​Üç ayların gelişini müjdeleyen bu gelenek; bir çocuk bayramı

Hz.Nuh’un Gemisi’nden Sofralarımıza: Aşure

Çeşitliliğin Uyumu, Bolluğun ve Paylaşmanın Kadim Sembolü ​Anadolu mutfağı, sadece lezzetlerin değil, aynı zamanda binlerce yıllık hikâyelerin ve inançların harmanlandığı devasa bir kazandır. Bu kazanda kaynayan en anlamlı lezzetlerin başında ise şüphesiz “ Aşure ” gelir. Renkleri, dokuları ve tatları birbirinden tamamen farklı onlarca malzemenin aynı tencerede benzersiz bir uyuma dönüşmesi, aslında Anadolu’nun "birlikte yaşama" kültürünün en tatlı özetidir. Tufandan Gelen Şü

Üzüm Olduğu

Betondan yapılmış bir taş yapı; iki kenarı uzun, iki kenarı kısa, mükemmel bir dikdörtgen. Hemen önünde kırmızı bir alıç ağacı. Öyle bir kırmızı ki, sanki rengini kanın kırmızısından almış gibi. Onun önünde bir tümsek, küçük bir dağ gibi; ya da altında yatanların hatırına omzunu kamburlaştırmış asil bir toprak parçası gibi. Tam önündeyim o taş yapının, hatırlıyorum; Bir yanda üzümler, diğer yanda üzüm suları ve sarı çizme giymiş insanlar... İşte onların tam önünde de ben. Alt

Fincandaki Tarih: Çay ve Kahvenin Keşif Serüveni

Sıcak, buğulu bir fincan kahvenin uyandırıcı kokusu ya da demli bir çayın iç ısıtan huzuru… Bu iki içecek, modern yaşamımızın adeta bir parçası haline gelmiş durumda. Ancak onların hayatımıza girişi, yüzyıllar öncesine dayanan, efsanelerle harmanlanmış ve insanlığın merakıyla şekillenmiş büyüleyici hikâyelerle dolu bir serüven. Kahvenin hikâyesi, genellikle 9. yüzyıl civarında, Etiyopya'nın yemyeşil yaylalarında başlar. Efsaneye göre, Kaldi adında genç ve meraklı bir keçi çob

Bilge Kral: Aliya İzzetbegoviç

Aliya İzzetbegoviç, 8 Ağustos 1925 yılında Bosna-Hersek’teki Bosanski Şamats şehrinde dünyaya gelmiştir. Ticaretle uğraşan babası Mustafa, çocuklarına iyi bir gelecek bırakmak amacıyla Saraybosna’ya taşınmış ve Aliya’nın asıl hayatı burada başlamıştır.   Henüz küçük yaşta iken ailesinden din î eğitim almaya başlayan Aliya İzzetbegoviç, lise çağına geldiğinde Saraybosna’nın saygın okullarından biri olan Birinci Erkek Lisesi’nde eğitim görmeye başlamıştır.   Bu okuldaki öğrenim

Darü'l Mülk Sergi Sarayı

Darü-l mülk kelimesini geçmişten beri konaklanılan, kıymetli, önemli, değerli toprak  ismiyle tanımlıyabiliriz. Aynı zamanda devlet merkezi olarakta adlandırılabilir. Sözlükte  güç yetirmek, hakimiyet kurmak , sahip olmak, tasarrufta bulunmak manalarına gelen mülk kelimesi sahip olunan topraklardaki hükümranlık merkezi ismiylede anılabilir. Mülk kelimesi sık sık devlet yada ülke anlamlarıylada kullanılmıştır.       Konya 200 yıl boyunca Türkiye Selçuklu Devletine başkentlik y

Tarihte Spor

Spor; önceden belirlenmiş kurallara göre bireysel ya da takım halinde yapılan, çoğunlukla rekabete dayalı yarışma olarak bilinen fiziksel veya zihinsel aktivitedir. Spor, kelimesi Türkçeye Fransızcada da aynı anlama denk gelen sport kelimesinden geçmiştir. Kelimenin kökeni Eski Fransızcada “eğlence, fiziksel ve zihinsel zevk” anlamına gelen desport kelimesine dayanır. Sporu kabaca homo sapiens yani insan türünün medeniyete ulaşmadan önce doğayla ya da diğer canlılarla yaptığı

bottom of page