Tozlu Kamus - İlan
- Hümanur Çınar
- 1 Şub
- 2 dakikada okunur
Cümleler, hayatımızın neredeyse her anında bize eşlik eder. Günlük konuşmalarımızda yahut bir kalabalığa hitap ederken; duygularımızı kağıda dökerken veya bir yazarın kaleminden çıkanları okuyup gözden geçirirken… Kullanım alanlarına daha birçok örnek verebileceğimiz cümleleri oluşturan kelimeler, günlük yaşantımızda tıpkı vücudumuza her dahil ve hariç oluşunu fark edemediğimiz soluklarımız gibi zihin dünyamıza girip çıkmakta. Bizler dergimizin bu köşesinde, adeta bilincimizi nefes alışverişlerimize açıp yer yer hâlen kullandığımız sözcüklerin izini sürerken, bazen de üzeri zamanın üfürdüğü tozlarla kaplanmış, belleğimizin bir kıyısında kalmış olan kelimeleri yeniden gün yüzüne çıkarmaya çalışacağız.
Tozlu Kamus’un bu köşesinde aslında hepimizin birçok alanda duymaya alışkın olduğu bir kelimeyi ele alacağız. Gazeteler, internet siteleri, dergiler, romanlar veya şiirler… Hepsinde kendine bir yer bulmuş ve özellikle dergimizin bu sayısının yayımlandığı Ekim ayında kutladığımız Cumhuriyet Bayramı ile de oldukça ilişkili bir kelime: İlan. “Cumhuriyet’in İlanı” ifadesi daha çok küçük yaşlarımızdan itibaren zihnimizde belirmeye başlamış olsa da, yukarıda da bahsettiğimiz üzere, kelimemize rastladığımız tek örnek bu değildir. İş ilanları, ilan-ı aşk, kayıp ilanı gibi ifadeler de günlük hayatımızda sıkça karşılaştığımız örneklerdir.
İlan, “علن” (aln) kökünden türeyen Arapça asıllı bir kelimedir. “علن”, sözlükte “açık olarak, açıkça, milletin içinde, apaçık” gibi manalara gelirken kelimenin mastar kalıbına girmesiyle “إعلان” (ilan) şeklini alır. Günlük hayatta “duyurmak, açığa çıkarmak” anlamlarında kullanılan ilan kelimesi, Şemseddin Sami’nin Kâmûs-ı Türkî’sinde “meydana çıkarma, âşikâr etme” ifadeleriyle tanımlanmış, izhar kelimesiyle eş anlamlı olarak görülmüştür. Dilimize yine benzer manalarla dahil olmuş olan alenî sözcüğü de ilan kelimesiyle aynı kökten gelmektedir.
Odağımıza aldığımız kelimemizin Osmanlı devrinde de sıklıkla kullanıldığını söyleyebiliriz. Özellikle T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivi’ndeki Osmanlı arşiv belgelerine bakıldığında içerisinde ilan kelimesi geçen metinlere rastlamak mümkün. Kelimemiz, belgelerde “bildiri” anlamında kullanılan “ilam” sözcüğüyle karıştırılmamalıdır zira türedikleri kökler bakımından farklılık göstermektedirler.
“İlan”, unutulmaya yüz tutmuş birçok kelimenin aksine, en az eş anlamlısı olan “duyuru” sözcüğü kadar dilimizdeki yerini korumaya devam etmektedir.
Yorumlar