;
top of page

Sayılar

Eda Nur Yıldız - Çağrı Merkezi Hizmetleri

1- Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız? Adım Eda Nur Yıldız. 23 yaşındayım. Selçuk Üniversitesi Çağrı Merkezi Hizmetleri Bölümü mezunuyum. Üniversite sınavından sonra tercih yaparken bu bölümü sonradan fark ettim. Aslında iyi bir bölüm olarak gördüm ama "Gelmez," diye düşünürken bu tercihim çıktı. İlk başlarda biraz tedirgin, biraz da heyecanlıydım; bu şekilde bu yolculuğa başlamış oldum. 2- Sizi en çok ne motive eder? Yeni şeyler öğr

Değişmek

Yaş aldıkça yaşlandıkça korkuyorum değişmekten, Bu yüzden mi değişir insanlar güzel düşünceler. Hüzne, daha hızlı adım atmak mıdır seneleri devirmek, Daha da korkuncu günden güne bu durumu kabullenmek. Düşününce biraz her anımız değişmekten ibaret, Bugün dünü özlememiz buna bir işaret... Büzüşünce beynim düşünmekten, diyorum ki kendime biçare haline tövbe et, Küsünce yarına kalmayacak hayır... Eyyüp İkbal Arı

Çiçeklerin Dili

Bugün pencerelerin önündeki saksılara bakıldığında, genellikle bir evi renklendirme çabası ya da sıradan bir merak görülür. Oysa çok değil, birkaç yüzyıl önce bu topraklarda pencerelerin kenarına bırakılan bir çiçeğin, koca bir mahalleye yön veren sessiz bir alfabesi vardı. Osmanlı gündelik hayatının o kendine has, bağırmayan ama derinden işleyen zarafeti, doğrudan söylemek yerine incelikle ifade etme kültürünün en somut yansımasıydı. ​Bir sokaktan geçerken pencerede sarı bir

Osmanlı'da Vergi Sistemi

Osmanlı’da vergi sistemini incelemek, devletin sosyal yapısından yönetimine ve felsefesine kadar birçok bilgi verir. Öncelikle Osmanlı’da vergiler iki ana başlığa ayrılır: Şer’i ve Örfi. Neden tek bir başlık altında ele alınmak yerine ikiye ayrıldığı sorusu akla gelebilir. Bu konuya açıklık getirmek gerekirse Osmanlı, fethettiği topraklardaki eski düzeni tamamen yıkmak yerine, İslam hukukunun Şer’i (dinî hukuka dayalı) ve Örfi (padişahın iradesine dayalı) olmak üzere ikili ya

Esra Nur Güler Nalbant - Yazar

1- Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?  Ben Esra Nur Güler Nalbant. 24 yaşındayım; Çocuk Gelişimi ve Tıbbi Sekreterlik bölümlerinden mezunum. Kitap yazma serüvenime ilkokulda kendi kendime oyun türünde hikâyeler kurgulayarak başladım, daha sonra fabl türünde yazarak devam ettim. Şu an güncelde olan romanlarım; ilk kitabım İçimdeki Sen, daha sonra Can Kırıkları, Kitabımın Karakteri Olur musun? ve bir Edebiyat Antolojisi adlı eserleri

Tanzimat Fermanı ve Tanzimat Edebiyatı

Tanzimat, tarih kitaplarında birkaç tarih ve ferman başlığıyla geçiştirilecek kadar dar bir mesele değildir. O, devletin çözülürken kendini kelimelerle ayakta tutma çabasıdır. Kılıcın hükmünün zayıfladığı yerde kalem konuşmaya başlamıştır. Ve bu konuşma, bir edebiyatçının masasından çıkıp bir milletin vicdanına doğru yürümüştür. İşte Tanzimat edebiyatı tam da bu yürüyüşün adıdır. Tanzimat Dönemi edebiyatçısı, artık yalnızca estetikle ilgilenen bir sanatkâr değildir. O, bozula

Dijital Buhran

Kalabalık bir arkadaş grubunda kendinizi illaki yalnız hissettiğiniz olmuştur. Peki siz çağımızın getirdiği dijital ortamlarda kendinizi yalnız hissettiniz mi? İlk başta kulağa ne kadar garip ve imkansız gibi gelse de,insanın olduğu bir ortamda imkansız diye bir olgunun olmadığını unutmamalıyız. Gözlemlerime dayanarak şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim. İnsanlık tarihinde hiç bu kadar birbirimizle bağlantılı olmamıştık; ama belki de hiç bu kadar yalnız da kalmamıştık.

İnşirah Suresi

TAKDİM İnşirah Suresi Mekke’de inmiştir ve sekiz ayettir. Birinci ayette geçen “elem neşrah” ifadesinden dolayı sure bu isimle anılmıştır. Bu sure, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) Allah (c.c.) katındaki yüce makam ve mevkiinden bahseder. Allah’ın (c.c.) kulu ve Resûlü Muhammed’e (s.a.v.) verdiği birçok nimeti anlatır. İnşirah Suresi’nde, Peygamber (s.a.v.), tıpkı Duha Suresi’nde olduğu gibi teselli edilmiştir. Onun hayatında risaletle birlikte çok büyük değişiklikler olmuş, İslam’a

Aynı Evde Yabancılaşan Aileler

Teknolojinin hızla geliştiği, yaşam koşullarının değiştiği ve bireyselliğin ön plana çıktığı günümüzde aile yapıları da önemli dönüşümler yaşamaktadır. Aile bireyleri aynı evi paylaşmalarına rağmen birbirlerinden giderek uzaklaşabilmekte, iletişim ve etkileşim düzeyleri azalabilmektedir. Bu durum, literatürde ve günlük yaşamda sıklıkla “aynı evde yabancılaşma” olarak ifade edilmektedir. Fiziksel olarak bir arada olan ancak duygusal olarak birbirinden uzaklaşan aile bireyleri,

Düzenin Huzuru

​Her sabah aynı saatte, kulak tırmalayan o tanıdık melodiyle bölünür uykumuz. Gözümüzü açtığımız o ilk saniyede içimizi kaplayan o bıkkınlık hissini hepimiz çok iyi biliriz. Yataktan isteksizce kalkışlar, banyodaki aynada karşılaştığımız o her zamanki yorgun yüz, mutfak tezgahına tık diye oturan çay bardağının o ruhsuz tınısı... Ardından sokağa adım atış; hep aynı kaldırım taşlarına basarak, hep aynı yerlerden ilerlenen o ezberlenmiş yol. Hele o her sabah bindiğimiz otobüs...

Sevgi Fidanı

Sevgi, kalbin seslenişidir aslında. Duygularımızın isimlendirilmiş hali, mutluluğu gösterme isteğidir. Yaradılışımızın asıl gayesidir sevmek. Peki, kolay mı herkesi, her şeyi sevip sabır gösterebilmek? Elbette ki güç olan, bunu başarabilmektir. Bunun için hoşgörü sahibi olup insanları anlamak, anlayışlı olmak da gerekir. İşte bunun için dememiş midir Yunus Emre, “Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.” diye? Hoşgörü müdür bizi sevgiye götüren gerçekten? Peki, sevgi midir mutl

Sessiz Savaşlar

"Hayatın yazdırdığı, edebiyatın sakladığı hikâyeler..." Bazen hayatı, ardı arkası kesilmeyen bir kış gecesi gibi yaşarız. Penceremize vuran rüzgârın uğultusu, zihnimizin içindeki o tanıdık, yorucu seslere karışır:"Ya olmazsa? Ya her şey buraya kadarsa?"Adımlarımızın ağırlığı, taşımaktan yorulduğumuz beklentilerin, sırtımıza yüklenen sessiz sözlerin yüküdür aslında. Kendimizi bir çıkmaz sokağın tam ortasında, sadece önümüzdeki birkaç adımı görebildiğimiz bir sis bulutunun için

Eksik Parça Ben Değilmişim

“İnsan bazen kaybolduğu için değil, kendini bulacağı yeri bilmediği için yorulur.” Hepimizin içinde görünmeyen bir yapboz var. Kimse onu göremiyor. Fotoğraflarda çıkmıyor. Sesimize yansımıyor. Sabah işe ya da okula giderken omuzlarımızda taşımıyoruz. Ama hep orada. Eksik. Çocukken bunun adını bilmiyordum. Sadece bazen sebepsiz yere canım sıkılırdı. Oyuncaklarım tamdı. Ailem yanımdaydı. Gülüyordum. Yine de içimde tarif edemediğim küçük bir boşluk dolaşırdı. Büyüyünce geçer san

Şiddet İçerikli Haberlerin Çocuklar Üzerindeki Etkisi

Günümüzde televizyon, internet ve sosyal medya çocukların yaşamında önemli bir yer edinmiştir. Özellikle haber içeriklerine ulaşımın kolaylaşmasıyla birlikte çocuklar yaşlarına uygun olmayan şiddet içerikli görüntü ve haberlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Cinayet, savaş, istismar, kadın cinayetleri, afet görüntüleri ve saldırı haberleri yalnızca yetişkinleri değil çocukları da psikolojik açıdan etkilemektedir. Çocukların gelişim dönemleri göz önünde bulundurulduğunda bu tür i

Duha Suresi

Duha Sûresinin Genel Özellikleri: Mekke döneminde inen bu süre 11 ayettir. Bu” sûre,” muhtevası, üslubu ile bir rahmet meltemi, bir dostluk belirtisidir. Şefkatli bir el, acıları ve sıkıntıları okşamakta, hoşnutluk, ümit ve rahat meltemleri estirmektedir. Bir serinlik bir huzur ve güven ırmağı akıtmaktadır. Vahiy bir süre kesilince Resulullah (s.a.v) buna son derece üzülmüş ve Allah’ın kendisine darılıp, terk ettiğini zannederek telaşa kapılmıştı. Kendisinin suçlu olabileceğ

Alışveriş Bağımlılığı

Alışveriş, insanın ihtiyaçlarını alım ve satım yoluyla karşılamasıdır. Ancak günümüzde bu durum, gerçek ihtiyaçlardan uzaklaşmış ve yerini duygusal tatmin arayışına bırakmıştır. Artık insanlar çoğu zaman gereksinimlerinden değil, gösteriş yapmak, statü kazanmak veya geçici mutluluk hissetmek için alışveriş yapmaktadır. Bu durum zamanla bir alışkanlık, hatta bazı kişiler için bir bağımlılık veya çılgınlık haline gelmiştir.Alışveriş bağımlılığı, kişilerin ihtiyaçları olmadığı h

Osmanlı da Vakıflar

Osmanlı‘ da vakıf sisteminin, kelimenin tam anlamıyla toplumun can damarıydı. Devletin asli görevleri arasında göremediği bütçe ayıramadığı neredeyse tüm sosyal, dini ve kültürel hizmetleri vakıflar yardımıyla yürütülürdü. Hem şimdiki sosyal hayatta hem de İslam hukukundaki Sadaka-i Cariye, yani öldükten sonra da devam eden kalıcı sevaplar bağlamında da önemli kurumlardır. Sadece sevap kazanmak olarak bakmak yerine, kişilerin ihtiyaçlarını karşılamak onlara yardım amacıyla d

Künefe

Doğu’nun Altın Telinden Dökülen Lezzet Mirası: ​Orta Doğu’nun kadim topraklarından yükselen, çıtırtısıyla iştah kabartan, uzayan peyniriyle görsel bir şölene dönüşen bir lezzet hikâyesine davetlisiniz. Bugün modern masalarımızın baş tacı olan künefe, aslında yüzyıllara meydan okuyan köklü bir gastronomi mirasının günümüze yansıyan en tatlı yüzü. ​ Bir Gece Yarısı Reçetesi: Künefe Nasıl Ortaya Çıktı? ​Künefenin ilk kez nasıl ve neden yapıldığına dair gastronomi tarihinde olduk

Şevval Erdem - Okul Öncesi Öğretmeni

1- Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız? - Merhabalar, ben Şevval Erdem. 29 yaşındayım ve evliyim. Şu an Bitlis’te okul öncesi öğretmenliği yapıyorum,iki kızım var. - Okul öncesi öğretmeni olmaya lise yıllarımda karar verdim. Bu mesleği karakterime ve yaşam stilime uygun bir meslek olarak gördüm; çocukları zaten çok seviyordum. Birkaç arkadaşımın yönlendirmesiyle de bu yola adım attım. Şu anda da ‘iyi ki okul öncesi öğretmeniyim ’d

bottom of page