KEŞKELERDEN KURTULMA VAKTİ
- Hatice Çöbcü
- 20 Tem
- 2 dakikada okunur
İnsan zamanı geri alabilir mi? “Keşke” ne kadar gerekli bir sözcük veya ne kadar da anlamsız? Radyoda hiç tanımadığı bir kadın sesi, belli belirsiz tekrarlıyordu nakaratı: “Keşkeleri çıkarttım hayatımdan, eyvallahlar bana göre değil artık...”
Aniden radyonun takatten çoktan düşmüş sesi kesildi. Çocuk bir an kaldırdı başını, çok da aldırış etmedi o tanımadığı sesin sözünün kesilmesine.
“Keşke,” dedi. “Keşke zamanında çalışsaydım!” Şimdi burada bu kadar umutsuz olmazdım belki hayat karşısında. Maçı kaybetmek için son devrenin bitmesini bekleyen boksör gibi hissediyordu şimdi kendini. Yanlış tercihlerin, miskinliklerin, inatlaşmaların bir sonucuydu bu belli ki. Tam bir yıl her türlü bahaneyle kaldıracağını mırıldanan Millî Eğitim Bakanı, kimi zaman kütüphanesinde istiflediği kitapların sayfasını açmayan kendine kızıyordu. Ama sonuç ortadaydı. Hayat yeterince zorken ne diye bahanelerle daha da zorlaştırmıştı ki kendine bu mücadeleyi?
Sonra aniden irkildi. Neye karşıydı bu tavrı ya da kime? Elinde miydi hatalardan bir çırpıda kurtulmak, mümkün müydü yaşanmışlıkları geri almak? Ne kadarı elindeydi yaşadıklarına hükmetmenin?
Kendine beklemediği bir kuvvet hissetti. Kalktı, toparlandı. Yüzünü avuçladı ve hayali suyla yıkadı sanki ağlamaktan şişmiş gözlerini...
Ayağa kalktı ve az önceki pişmanlıklardan beyninde eser yoktu. Yaşanan her şeyin bir sebebi vardı ve ne kadarını iradesiyle değiştirebileceğini düşünüyordu şimdi. Bu kadar yıpratmasına gerek var mıydı? Hem yaptıklarından yaşadığı pişmanlık kadar, yapmadıklarından da pişman olduğu zamanlar olmamış mıydı?
Fark etti ki keşkeler de teselli aramak da insan için ancak vakit kaybıdır. Artık iş işten geçmişti ve hayat devam ediyordu. Dün geride kalmıştı artık ve dün için bugününü de feda ettiğini...
Bir an önce harekete geçmezse muhtemelen yarını da aynı şekilde harcayacağını fark etti.
Daha dört yıl vardı üniversite sınavına ve kararlıydı. Bu defa antrenmanlı olacaktı o büyük maçtan önce... Elini rafa uzattı.
“Gel bakalım, Kemal Tahir,” diye mırıldandı. “Yeniden Başlıyoruz.”
Hatice ÇÖBCÜ
Yorumlar