3. Sayı
Dergimizin Kasım ayı sayısı
Çokluğun Sessizliği
Faniliğe dalmış İslam alemi İnsan nefsinin gafletine dalmış Lal olmuş gönüller, vicdanlar uyutulmuş İmtihandan kalmış bir ümmet Ses veren yok, Sessizliğe gömülmüş dünya Tarumar edilmiş gözbebeğimiz İradesi köleleştirilmiş bir insanlık Ne zaman dirileceksin ey cihat! Feryatlar inletiyor semayı İnsanlığını kaybediyor dünya Lal olmuş bir ümmet İrkilip kendine gel kardeşim Sola sola çiçekler açan coğrafya Tarumar edildi gönüller, Tarumar edildi gönül coğrafyamız. İnsanlı
Sürgünün Çocuğu: Cemal Süreya
Cemal Süreya Seber, 1931 yılında Erzincan'da dünyaya gelmiştir. Bir rivayete göre; Cemal Süreya, ismi üç isimli şairlere benzesin diye aslında Cemalettin Seber olan ismine Süreyya’yı da eklemiştir. Girdiği bir iddiayı kaybeden şair soyadından “y” harfini atmış ve Cemal Süreya adını kullanmaya devam etmiştir. Altı yaşına kadar ailesinin yanında mutlu bir çocukluk dönemi geçiren Süreya;1938 yılında meydana gelen Dersim İsyanı sebebiyle, ailesiyle birlikte sürgüne mahkum bırak
YA ĞAFUR
Yüküm ağır; günahım çok Senden gayrı bir liman yok Yüzüm yerde, gözümde yaş Kalbim yorgun, ruhumda telaş Bir umutla gelirim her seher İsmin dökülür Ya Ğafur Geceyi örttüğün gibi ört günahımı.. El-Gafûr: Allah’ın 99 isminden birisidir ve “bütün günahları bağışlayan” anlamına gelir. ASLIGÜL EYVAZ
Dijitalleşme Sosyal Medya ve Bağımlılık Üçgeni
Giriş 21. yüzyılın en belirleyici olgularından biri kuşkusuz dijitalleşmedir. Teknolojik gelişmelerle birlikte bilgiye erişim kolaylaşmış, iletişim kanalları çeşitlenmiş, yaşamın hemen her alanı dijital bir dönüşüm sürecine girmiştir. Bu dönüşümün en görünür yüzü ise sosyal medya platformlarıdır. Sosyal medya yalnızca bireylerin sosyalleşme biçimlerini değil; gündelik alışkanlıklarını, kültürel pratiklerini, hatta kimlik inşalarını da derinden etkilemektedir. Ancak bu süreç b
Sosyolojiye Kısa Bir Bakış
Sosyoloji, içinde bulunduğumuz toplumu ve dünyayı anlamayı hedefleyen, oldukça heyecan verici bir bilim dalıdır. Bazı yazarlar, sosyal bilimler içerisinde en tutkulu alanlardan biri olduğunu belirtir. Kapsamı oldukça geniştir; göç, toplumsal değişim, sanayileşme, romantik ilişkiler, din, savaş, hukuk, suç, gençlerin karşılaştığı sorunlar ve küreselleşme gibi konular, sosyolojinin ilgi alanına giren başlıklardan yalnızca birkaçıdır. Berger’e göre sosyoloji, özel olaylarda ge
Bir Etiketin Gölgesinde Konya
Konya’da herhangi bir sokakta yürürken, zamanın diğer şehirlere kıyasla biraz daha yavaş ve samimi aktığını hissedersiniz. İstanbul’da olduğu gibi sizi içine çeken bir koşuşturmanın ortasında bulmazsınız kendinizi. Elbette burada da bir telaş vardır, ancak o telaşa katılıp katılmamak biraz da sizin tercihinizdir. Modern hayatın hızına kapılmak artık neredeyse kaçınılmaz olsa da Konya, hâlâ başınızı gökyüzüne kaldırıp derin bir nefes alma imkânı sunan şehirlerden biridir. Bu y
I. Türkiye Büyük Millet Meclisi
1916 yılında İttihat ve Terakki’nin parti binası olarak bu bina kullanılmaya başlanmıştır. Savaşın kaybedilmesiyle, İttihat ve Terakki’nin dağılmasıyla bina kullanılmamıştır. Daha sonra tadilat yaptırılarak Büyük Millet Meclisi olarak kullanılmaya başlanacaktır. 28 Ocak 1920’de Meclis-i Meb‘ûsan, Mîsâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. 16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edilmiştir. Bunu duyan Mustafa Kemal, protesto telgrafları çekmelerini istemiş ve mücadelesini padişah
Adana'nın İçeceği: Şalgam
Şalgam suyu, özellikle Adana ve çevresinde Türkiye’nin güney bölgelerinin vazgeçilmez içeceklerinden biridir. Mor havuç ve aynı şekilde mor turptan yapılan bu fermante içecek hem sağlığa faydaları hem de eşsiz tadı ile bilinir. Ama şalgam suyunun kökeni yalnızca Türkiye ile sınırlı değildir. ŞALGAM SUYUNUN KÖKENİ: Şalgam suyunun kökeni hakkında tam olarak bir bilgi yoktur. Yani nerede ve ne zaman ortaya çıktığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Ancak şalgam suyunun tarihi, An
Sosyal Medya da Algı
Algı, bir şeyi duyularımızla veya zihinsel olarak nasıl yorumladığımızdır. Sosyal medya algısı ise bu yorumlamaların dijital ortamda, özellikle sosyal medya içerikleri yoluyla oluşmasıdır. Günümüzde toplumun günlük bilgi ve haberleri büyük ölçüde sosyal medya araçları üzerinden alınmaktadır. Bu durum, sosyal medyanın yalnızca bir bilgi paylaşım aracı değil, aynı zamanda insanların olayları nasıl algıladığını, neye inanıp inanmayacağını belirleyen güçlü bir etken olduğunu açık
Zihindeki İlk Kıvılcım
Her büyük hikâye, kuru bir planlama tablosunun ürünü değildir; o, yazarın ruhunun derinliklerinde ansızın patlayan evrensel bir jesttir. Bir an gelir, tüm dünyanın gürültüsü kesilir ve çevrenizdeki sıradanlık perdesi yırtılarak, kalbinizin tam ortasında bir melodi çalmaya başlar. Bu, bir kafe masasında, trafik ışıklarında veya gökyüzünün sonsuzluğuna bakarken sizi yakalar. Bir yabancının el hareketindeki zarifliği, eski bir binanın köşesindeki yalnızlığı fark ettiğiniz o an..
KUR’AN VE SÜNNET BAĞLAMINDA DOĞRULUK ve DÜRÜSTLÜK
İslâmî kaynaklarda doğruluk ve dürüstlük çeşitli kelimelerle ifade edilmekte olup, bunların başında “sıdk ve istikamet” kavramları gelir. Doğruluk; insanın sözünde, düşünce ve davranışlarında içtenlikle ve gerçeğe uygun olmasıdır. Yani bir insanın düşündüğüyle söylediği, söylediğiyle yaptığı şeylerin birbiri ile uyumlu olmasıdır. Doğruluk ve dürüstlük erdemine sahip olan kişiye de “ sıddîk” denir. Bu yazımızda doğruluk ve dürüstlüğün Kur’ân’daki temellerini ve sünnet ışığında

Zirvede Kalmak: Futbolda Başarıyı Sürdürmenin 3 Anahtarı
Amatör futbolun en tepesine ulaştınız ve şampiyonluk kupasını havaya kaldırdınız. Peki, şimdi ne olacak? Amatör futbolda asıl zorluk zirveye çıkmak değil, orada kalmaktır. Kısıtlı bütçeler, değişken oyuncu kadroları ve rehavet tehlikesi... Bu şartlar altında zirveyi bir "gelenek" hâline getirmek, sadece yetenekli ayaklara değil, çelik gibi bir disipline ve dahi bir yönetime ihtiyaç duyar. 1. Başarının DNA'sını Koruyun: İstikrar Bir sezonluk başarı, doğru kurgulanmış bir yapın
Osmanlı'nın Ramazan Bekçileri (Tembihnameler)
Tembihname, Osmanlı toplumunda özellikle Ramazan ayı öncesinde yayımlanan, halkı dini, ahlaki ve sosyal konularda uyaran, düzeni korumayı amaçlayan resmi bildiriler veya yönetmeliklerdir. Kelime kökeni Arapça “tembih” (uyarmak) ve Farsça “name” (mektup, yazı) sözcüklerinin birleşiminden oluşur. Bu nedenle tembihname, “uyarı mektubu” anlamına gelir ve genellikle toplumun belli kurallara riayet etmesini sağlamak, düzeni temin etmek amacıyla kullanılmıştır. Tembihnamelerin Amac
Güllaç: Ramazan Sofralarının Zarif Yolculuğu
Güllaç’ın Doğuşu Yaklaşık 600 yıl önce, Osmanlı topraklarında mısır nişastasını uzun süre saklamanın yolları aranıyordu. Bu süreçte un ve su karışımından oluşan ince yapraklar hazırlandı; sertleşip korunmasıyla farklı şekillerde kullanılmaya başlandı. Tatlıya Dönüşüm Bir gün, bu yapraklar sütle ıslatıldı. Üzerine hafifçe gül suyu serpiştirilince, bugün bilinen güllaç ortaya çıktı. Basit bir saklama yöntemi, zamanla Ramazan sofralarının vazgeçilmezi oldu. Sarayda Bir Tatlıcı





