Sürgünün Çocuğu: Cemal Süreya
- Hanne Tekfidan
- 20 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Cemal Süreya Seber, 1931 yılında Erzincan'da dünyaya gelmiştir. Bir rivayete göre; Cemal Süreya, ismi üç isimli şairlere benzesin diye aslında Cemalettin Seber olan ismine Süreyya’yı da eklemiştir. Girdiği bir iddiayı kaybeden şair soyadından “y” harfini atmış ve Cemal Süreya adını kullanmaya devam etmiştir.
Altı yaşına kadar ailesinin yanında mutlu bir çocukluk dönemi geçiren Süreya;1938 yılında meydana gelen Dersim İsyanı sebebiyle, ailesiyle birlikte sürgüne mahkum bırakılmıştır. Bilecik'te bu sürgün hayatına adapte olmaya çalışırken genç yaştaki annesini kaybetmiştir. Bu kaybın ardından babası Hüseyin Seber, onu okuması için İstanbul'a göndermiştir. Burada annelik görevini babaannesi, babalık görevini ise amcası üstlenmiştir.
Eğitimine 37. Beyoğlu İlkokulu'nda başlayan Cemal Süreya, 1944 yılında Bilecik Ortaokulu'na başlamış, bu okulda iken babasından gizli bir sınava girerek "parasız yatılı" okulunu kazanmıştır. 1947 yılında ise yine parasız yatılı olan Haydarpaşa Lisesi'ne başlamıştır.
Liseyi bitirdikten sonra 1950'de Mülkiye'nin maliye bölümüne kayıt yaptırmış ve Ankara'da bir hayata başlamıştır. Bu dönemde tanıştığı Seniha Hanım'la evlenmiştir ve bu evlilikten Ayçe isimli kızı dünyaya gelmiştir.
1955’te vergi dairesinde Maliye Müfettiş Muavini olarak İstanbul'da çalışmaya başlamıştır. 1959'da yedek subay olarak askere gitmiştir. Askerlik döneminde Hukuk Fakültesi'nden mezun olmuştur. Askerlik yıllarının ardından 1965 yılında aynı yerde çalıştığı arkadaşları Sezai Karakoç ve Doğan Yel ile birlikte görevinden istifa ederek günlerini Papirüs dergisi için ayırmış, geçimini ise çeviriyle sağlamıştır.
Yaptığı evlilikten sonra yedi yıl süren boşanma süreciyle 1965’te ilk eşinden resmen ayrılmış ve 1967’de Zuhal Tekkanat’la evlenmiştir. Bu evlilikten oğlu Memo Emrah dünyaya gelmiştir. 1971’de bir süre ara verdiği memuriyete tekrar dönmüş, İstanbul Sirkeci’de Hocapaşa Vergi Dairesinde Kontrolürlüğünde tekrar memuriyete başlamıştır. 1972’de ise Maliye Tetkik Kurulu Üyesi olarak Ankara’ya atanmıştır. Zuhal Tekkanat’la olan evliliği uzun sürmeyen Cemal Süreya, 1975’te Güngör Demiray’la evlenmiş ve aynı yıl boşanmıştır.
Cemal Süreya, 1975’in Şubat ayında İstanbul Darphane ve Damga Matbaası Müdürlüğüne atanmıştır. Aynı yılın Eylül ayında ise Darphane’deki görevinden istifa edip Ankara’ya geri dönerek Maliye Tetkik Kurulu’nda çalışmaya başlamıştır. Ardından 1978’de Kültür Bakanlığı Kültür Yayınları Danışma Kurulu üyesi olmuştur. 1980 yılında Birsen Sağnak’la bir evlilik yapmıştır. 1982 yılında “yüksek bürokrat” olarak emekli olmuş ve 9 Ocak 1990’da vefat etmiştir.
Cemal Süreya’nın edebî kişiliği, kendisini ortaokul yıllarında göstermeye başlamıştır. Şiirlerinde aşk, ölüm, yalnızlık ve insan ilişkileri temalarını kullanmıştır. Şiirlerindeki bu duygularla, sürgünü ve acı kaybını harmanlamıştır. Kendisinin şiir görüşü, şiire getirmeye çalıştığı farklılıklarla oluşmuştur. Şiirde farklı bir tür düşünmüş ve yoğun imgeli bir anlatım sergilemiştir. Onun şiirleri, zengin bir çağrışım gücüne sahiptir. Geleneksel ve moderni aynı potada eritmiştir. Bu farklılıklar da ikinci yeni şiirinin oluşmasına zemin hazırlamıştır.
Yazdığı ilk şiiri “Şarkısı Beyaz” adıyla Mülkiye dergisinin 8 Ocak 1953 tarihli sayısında yayımlanmıştır. İlk şiir kitabı Üvercinka’dır. Yirmi iki eseri olup birçok şiiri bulunmaktadır.
ESERLERİ
Üvercinka
Göçebe
Sen Varsın Gecede
Beni Öp Sonra Doğur Beni
Sıcak Nal
Güz Bitiği
Sevda Sözleri
Yabancı Yayınlar
Şapkam Dolu Çiçekle
On Üç Günün Mektupları
Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
Güvercin Curnatası
Uçurumda Açan
Günler
99 Yüz İzdüşümler/Söz Senaryosu
Aydınlık Yazıları/Paçal
Oluşum'da Cemal Süreya
Folklor Şiire Düşman
Mülkiyeli Şairler
100 Aşk Şiiri
Papirüs'ten Başyazılar
Günübirlikler
KAYNAKÇA
Hanne Tekfidan


Yorumlar