;
top of page

Ali Akar - Meslek Dersi Öğretmeni

1-Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?


- Selamünaleyküm. Bismillah diyerek söze başlayayım. Allah'a hamd edelim, Elhamdülillah. Salât ve selam Efendimiz ‘in (s.a.v) üzerine olsun. Onun (s.a.v) adına yaşıyoruz, o yüzden "Eşhedü Enlâ ilâhe illallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluh" diyerek yaşadığımızı ve konuşmalarımızı iman bağlamında yaptığımızı ve yapmamız gerektiğini tekrarlayalım ve bu bilinçle söze başlayayım, inşâALLAH.


- İmam Hatip'te öğrenciyken kitap okuma alışkanlığıyla tanıştım. Roman, şiir, biyografi vb. her türden kitapları okumaya gayret ettim. Bu okumalar beni Allah'ın (c.c) kitabı olan Kur'ân-ı Kerim'i ve Efendimiz'in (s.a.v) sözlerini okuma ve anlamaya götürdü. İmam Hatip'in son senesinde tefsir kitaplarıyla haşır neşir oldum. Böylelikle zihnimde bir şeyler yer etti. Ben Allah'ın (c.c) kitabını okumayı, anlamayı ve anlatmayı hedef koymuştum kendime çünkü doğrunun bu olduğunu düşünmekteydim. Böylelikle öğretmen olmaya karar verdim. Hocalarımız her ne kadar mühendisliğe, hukuk'a, doktorluğa vb. yönlendirdilerse de benim için önemli olanlar şunlardı: Bana yetecek kadar rızkımı getiren, vaktimi çok almayan, hatta mümkünse iş ortamında Allah'ı (c.c) ve Kur’ân-ı Kerim’i anlatabileceğim bir meslek... Bu çizgilerimi göz önünde bulundurduğumda bana uygun şu meslekler vardı: vaiz, imam veya öğretmen olmak... Böylelikle İlahiyat okumaya karar verdim ve hamd olsun kolaylıkla Konya İlahiyat'ı (Necmettin Erbakan İlahiyat) okudum. Ve böylelikle derslerde ve teneffüslerde öğrencilere, hatta öğretmen arkadaşlarıma da hamd olsun Hakkı, vahyi okuma imkânım var... Kitabullah'ı gündeme getirme imkânım var.


2- Sizi en çok ne motive eder?


- Ben anlatmayı, Rabbimizin (c.c) kelâmını gündeme getirmeyi, Rasulullah’ın( s.a.v) sözlerini açıklamayı, anlatmayı seviyorum. Anlatımımın, yaptığım sohbetin dostlarımın, sevdiklerimin üzerindeki etkisini görmek beni heyecanlandırır ve motive eder.


3- Hobileriniz veya boş zaman aktiviteleriniz nelerdir?


- Güzel film bulursam film izlemeyi; boş zamanım varsa uyumayı, kafa dinlemeyi, ufak tefek okuma yapmayı ve sevdiklerimle, arkadaşlarımla sohbet etmeyi severim.


4- [İlgili Alan] hakkında şu anki düşünceleriniz nelerdir?


- İlk günkü düşüncelerim değişmedi çünkü fazla bir beklentim de yoktu, açıkçası umduğumu buldum diyebilirim. Çünkü kapitalist, materyalist sistemlerdeki ilişkiler başarı ve fayda esasına dayalıdır. Bu öğretmenlikle birlikte bütün mesleklerde de aynı şekildedir. Ayrıca “Şu meslek önemlidir, peygamber mesleğidir, kutsaldır.” gibi cümlelerden de hoşlanmam. Çünkü kapitalist bir yapıya İslami bir kılık- kıyafet giydirilmesini sevmem. Dolayısıyla yapabileceğim kadar söz söyleme imkânı bulabildiğim ortamda Allah’ı (c.c) ve Efendimizle (s.a.v) ilgili sözlerimi söylemeye devam etmekteyim.


5- Bu alanda sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler neler?


- Genellikle insanlar teknoloji, bir şeyler keşfetme, bulma, projeler vb.üretebilir; fakat ben bu noktada ilk günkü gibi yapmaya devam ediyorum. Nitekim Efendimiz (s.a.v) vahyi diliyle ortaya koydu, tavrıyla da gerçekleştirdi; aslolanın da bu olduğuna inanmaktayım. Bu yüzden doğru cümleler ile konuşmak, kendimi ahlakımla, tavrımla, güvenilirliğimle sevdirmek hedefimdir... Neticede Peygamberimiz (s.a.v) “Muhammed’ül Emin” idi.


6-  [İlgili Alan]’da karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunları nasıl aştınız?


- Bulunduğunuz ortamda sizi kısıtlamaya, engellemeye çalışan hep olacaktır. Bu İslam’ın ortaya konuşuyla bir Sünnetullah’dır. Yani siz ne zaman doğruları ortaya koyarsanız, bunu engellemek isteyen hep olacaktır; en başta da şeytan bulunmaktadır. Bir de biliyorsunuz sınav odaklı bir eğitim sistemi olduğu için öğrencilerime ne kadar güzel sohbetler edersem edeyim hep şöyle hissederim ve görürüm: "Hocam sizi seviyorum, söylediklerinize katılıyorum ama önümde bir sınav bulunmakta ve ben o sınavı başarmak zorundayım. Lütfen beni anla." En büyük zorluğum da budur ve çoğu zaman motivasyonumu engelleyebiliyor. Biliyorsunuz, umut insanın en büyük motivasyon kaynağıdır ve umudumuzu kaybetmememiz gerekmektedir. İllaki zorluklar olacak. Benim için büyük zorluk kendimin bıkkınlık göstermesi, usanması, heyecanımın kaybolması endişesidir. Bunları yaşadığım zamanlar çok zor oluyor benim için. Kendimi toparlamak için Kur'ân-ı Kerim'i açıp okuyup şifa buluyorum. Tabii ki yanınızda bulunan sevdikleriniz, dostlarınız da çok önemlidir; çünkü sizi ayağa kaldıran "Hadi!" diyecek kişilerin de olması çok önemlidir.


 7- Gelecekte [İlgili Alan]’ın nereye gideceğini düşünüyorsunuz?


-Bu böyledir, böyle gelmiş, böyle gider. Öğrenme pozisyonlarımız insanın vücudu gibidir. Sınıf, mescit, konferans salonu, üniversite, medrese vb. olabilir adlar; teknolojiler değişebilir, iyiye veya kötüye gidebilir. Nihayetinde burada iki kişi vardır: öğrenen ve öğreten. Bir hayır öğrenip, bir hayır öğretebiliyorsak iyi iş yapıyoruz demektir. Bu bir çınarın altında, bir selvinin kenarında veya bir parkta otururken insan öğrenir ve öğretir. Her zaman öğrenen aynı zamanda öğreten olmaya dikkat ettiğimiz sürece problem yoktur. "Sizin en hayırlınız Kur'ân'ı öğrenen ve öğretendir" hadisini ben bu şekilde yorumlamaktayım.


 8- Bu alanda çalışmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?


- İşin başı samimiyettir. Rol yapmamak lazım, birilerinden figürler, roller çalmayacağız. Başkalarının replikleriyle hayat yaşanmaz. Kendimiz olmamız lazım. Kendi okumalarımız, kendi kelimelerimiz olması lazım. Bütün sahiciliğimizle kendimizi Allah'tan gelen vahye daldırmalıyız. Oradan aldıklarımızla insanlara yürümemiz lazım ki içimizde bir benlik oluşturabilelim. Gençlere samimiyetten başka bir şey diyemiyorum. Okuyacağız, okuyacağız, okuyacağız. Benim sloganım şu: Kur'ân-ı Kerim’den bir bölümü üç tefsirden, üç mealden güzelce oku, sonra üç yere üç kişiye bunu anlat. Bu kişiliğive ahlakı da oluşturacağını düşünmekteyim.


9- Başarıyı nasıl tanımlarsınız?


- Başarı, İmam Ali Efendimizin şu cümlesinde saklıdır: Kufe mimberinde zehirli bir bıçağı yediğinde “Kabenin Rabbine yemin olsun ki, ben kazandım.” Dedi. Dolayısıyla başarmak kapitalist sistemlerde bir tırmanıştır. Oysa insan hayatı inişli çıkışlıdır. Bu, insan olmayı gerektirmektedir. Öyle sürekli mükemmeliyetçi olmak yoktur. İnsan, insan olabildiği kadar mükemmeldir. Dolayısıyla başarı, Allah’ın istediği bir hayata koşmaktır.


10- Dijital dünyada içerik tüketimi hakkında görüşleriniz nelerdir?


- İnsanoğlu tarih boyunca hep tüketim peşindedir. Fakat kralların sihirbazları da olmuştur. Bu sihirbazlar insanları aldatmak için değişik büyüler yaparlar ve böylece toplumu uyuturlar. Günümüzde de zirve yapmış bir şeytanlık vardır. Bu da dijital noktada bütün insanlığın ortak bir el tarafından aldatılma durumudur. Biz de buna neredeyse mahkûm durumdayız. Çünkü hayırlı şeyleri duyurmak için bile bu platformları kullanmak zorunda kalıyoruz. Herkes bunun sonunun iyiye gitmediğinin farkında ama biliyoruz ki Hz. Musa, Firavun’un sarayında büyüdü ve bütün engellere rağmen Allah’ın istediği bir kul oldu... Allah’ın izniyle Musa’lar hep olacak; yeter ki düzgün okumalara devam edelim. Kendimizi bu platformlara fazla kaptırmadan Allah’ın Kelamı’nın ve Peygamber (a.s) kelamının önünde oturmayı ihmal etmeyelim.


11- En sevdiğiniz alıntı veya söz nedir?


- Cafer-i Sadık’a ait olduğu ifade edilen bir söz var; bu benim hoşuma gidiyor, benim için önemlidir: “Allah’ın senden istediği bir iş, bir de seninle yapacağı bir iş vardır. Sen senden istediklerini yerine getirir, seninle ne iş yapacağını O (c.c) bilir.” Dolayısıyla bu kaderi de çabayı da anlatan çok güzel bir ifadedir. Allah’ın benden istediği bir iş var; bana yap dedikleri ve yapma dedikleri var. Ben buna bakar, bunu gerçekleştiririm. Çünkü ne geleceği görebiliyorum ne geçmişi hakkıyla anlama imkânım var. Ben yapmam gerekeni yapacağım. Rabbim benimle nerede ne yapacağını biliyor. Dolayısıyla teslim olmak gerek.


12- Okuyucularımıza son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?


- Son sözüm, Allah’ın kitabının bir bilgi kaynağı olduğunu unutmamamız gerektiğidir. Çünkü günümüzdeki dünya “bilgi bizde” diyor. Böylece onların istediği bir insan figürü olmamız isteniyor. Allah’ın kitabında bir bilgi var ve bu bilgiyle beraber olduğumuzda Mümin oluruz. Peygamber (a.s) sözlerinde bir bilgi var; onları okuduğumuzda Müslüman oluruz, ahlakımız güzelleşir, dünyamız ve ahiretimiz iyi olur. Öyleyse okumak, okuduklarımızı güzelce anlamak ve buna iman etmek; bu konuda samimi olmak, gücümüz yettiğince yaşamak ama mutlaka bunu başkaları ile de paylaşmak temel işimiz olmalı. Kendimiz için istediğimizi başkaları için de istemeliyiz.

- Allah’a emanet olun.

- Velhamdülillahi Rabbil âlemin.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Merve Şekerci / Gönüllü Kamp Lideri

1- Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?  Merhabalar, Merve Şekerci. Şu anda aktif olarak Sağlık Bakanlığı Samsun 112 bünyesinde  Paramedik olarak görev yapmak

 
 
 

Yorumlar


bottom of page