;
top of page

I. Türkiye Büyük Millet Meclisi

1916 yılında İttihat ve Terakki’nin parti binası olarak bu bina kullanılmaya başlanmıştır. Savaşın kaybedilmesiyle, İttihat ve Terakki’nin dağılmasıyla bina kullanılmamıştır. Daha sonra tadilat yaptırılarak Büyük Millet Meclisi olarak kullanılmaya başlanacaktır.

28 Ocak 1920’de Meclis-i Meb‘ûsan, Mîsâk-ı Millî kararlarını kabul etmiştir. 16 Mart 1920’de İstanbul resmen işgal edilmiştir. Bunu duyan Mustafa Kemal, protesto telgrafları çekmelerini istemiş ve mücadelesini padişah adına yürüteceğini bildirmiştir. 11 Nisan’da meclis oturumlarına ara verilmiş, ardından kapatılmıştır. Mebuslar Limni ve Malta’ya sürgün edilmiştir. İşgallerden kurtulmak isteyen halk, meclisin açılmasını istemiştir. Hey’et-i Temsîliyye adına bildiri yayınlayan Mustafa Kemal, seçimlerin ilkelerini ve meclisin Ankara’da toplanacağını bildirmiştir.Her ilden beşer vekil seçilmesine ve İstanbul işgalinden kurtulan vekillerin katılmasına karar verilmiştir.


23 Nisan 1920 Cuma günü,Ulus’ta Büyük Millet Meclisi açılmıştır. Ulusal egemenliğe dayalı yeni Türk Devleti kurulmuştur. Meclise verilebilecek isim tartışmalara sebebiyet vermiştir. Düşünülen isimler: Kurultay, Millet Meclisi, Meclis-i Müessesan ve Meclis-i Kebir önerileri sunulmuştur. En yaşlı üye olan Sinop vekili Şerif Bey başkanlığında meclis çalışmalara başlamıştır. Meclisin geçici başkanı Şerif Bey açılış konuşmasına “Büyük Millet Meclisi’ni açıyorum” diyerek başlamıştı.


Meclis başkanı olarak Mustafa Kemal seçilmiştir. Seçilen milletvekillerinin çoğu görev yerlerini terk edemedikleri için Meclis açılışına katılamamışlardır. İlk İcra Vekilleri Heyeti kurulmuştur. Dışişleri Bakanı Bekir Sami Kunduh, İçişleri Bakanı Cami Baykurt, Sağlık Bakanı Adnan Adıvar, Maarif Bakanı Dr. Rıza Nur, Milli Savunma Bakanı Fevzi Çakmak ve Genel Kurmay Bakanı İsmet İnönü olmuştur.

24 Nisan önergesi çıkmıştır. Bu önergede; Zorunlu hükümet kurulmasını, geçici başkan veya padişah vekili atanmamasını, erklerin birleştirilmesini, İstiklal Mahkemeleri’nin kurulmasını, ulus egemenliği ve iradesinin öneminin vurgulanması yer almıştır. Gümrü Antlaşması’nda “Türkiye Büyük Millet Meclisi” adı kullanılmış ve 8 Şubat 1921’de ise süreklilik kazanmıştır. Meclisin öncelikli amacı yurdu işgalden kurtarmaktı. Yenilikleri halkın ihtiyaçlarına göre düzenlemeyi, bağımsızlığı sağlamayı ve refahı getirmeyi hedef saymıştır. Teşkîlât-ı Esâsiyye Kanunu’nu çıkaran kurucu bir meclistir. Güçler birliği benimsenmiştir. Ulusal bir meclistir. Üyeler seçimle belirlenmiştir. Üyelerin hepsi Türk vatandaşı olmak zorundadır.Toplumun her kesiminden temsilciler bulunmaktadır. Düzenli ordu kurulmuş, işgalde olan ülke kurtarılmıştır. Lozan’a heyet göndermiştir. İlk çıkarılan kanun ağnam vergisidir. Büyük Millet Meclisi, 1921’de İstiklâl Marşı’nı mili marş olarak kabul etmiştir.Tadilat halindeki binayı halk tamamlamıştır. Bina andezit taşından yapılmıştır. Bina içerisinde mescit, Meclis Başkanı odası, Anayasa Komisyon odası, İstiklal Marşı’nı anma odası, Genel Kurul salonu, Kâtiplerin odaları, haberleşme ve silah gücü odası, Riyaset Divanı bulunuyor. Genel kurul salonundaki sıralar öğretmenevlerinden getirilmiştir. Genel kurul salonunda kürsünün önündeki sıralara kâtipler, ön sıralarda Bakanlar ve Milletvekillerinin oturduğu alanlar ise yan taraflarda bulunmaktadır.


Büyük Millet Meclisi’nin Ankaralılar tarafından yapılan ilk bayrağı bulunmaktadır. Komutanların kıyafetleri, Atatürk’ün kıyafetleri ve çatal bıçak takımları sergilenmektedir. Kurtuluş Savaşı’nda kullanılan silahlar ve araç-gereçler yer almaktadır. Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı masa binanın içerisinde yer almaktadır. 1 Nisan 1923 yılına kadar faaliyetini sürdürmüştür. 23 Nisan 1981’de Kurtuluş Savaşı Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.


KAYNAKÇA

GÜNEŞ, İhsan, “Türkiye Büyük Millet Meclisi”, TDV İslâmAnsiklopedisi, 41, (2012), s.593-596.


Şerife Belkuyu



Son Yazılar

Hepsini Gör
Çokluğun Sessizliği

Faniliğe dalmış İslam alemi  İnsan nefsinin gafletine dalmış Lal olmuş gönüller, vicdanlar uyutulmuş İmtihandan kalmış bir ümmet Ses veren yok, Sessizliğe gömülmüş dünya  Tarumar edilmiş gözbebeğimiz 

 
 
 

Yorumlar


bottom of page