TEKASÜR SÜRESİ
- Şerife Erdal
- 20 Ağu
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 21 Ağu
TAKDİM
Tekâsür sûresi Mekke’de inmiştir. Bu sûre insanların hayatın aldatıcı şeyleri ile meşgul olduklarından ve dünya malını biriktirmeye olan düşkünlüklerinden bahseder. İnsanların bu özellikleri, ölüm kendilerine ansızın gelip malları ile aralarını ayırıncaya ve onları kabirlere nakledinceye kadar devam eder.
Bu mübarek sûrede, insanları uyarmak ve bâki olanı bırakıp fâni olanla meşgul olmalarından dolayı hata ettiklerine dikkat çekmek için, uyarı ve tehdit tekrarlanmıştır. “Hayır, yakında bileceksiniz. Yine hayır! Yakında bileceksiniz.”
Bu mübarek sûre, âhirette insanların karşılaşacakları ve ancak iyi amel yapmış olan mü’minlerin geçip kurtulacağı tehlikeli ve korkunç yer ve durumları açıklayarak sona erer.
Bismillâhirrahmânirrahim
1--2-Çoklukla övünmek sizi o derece oyaladı ki, mezarlıklara kadar ziyaret ettiniz.
Ey uykuya dalmış olan mahmur gözlüler, ey mallarıyla çocuklarıyla ve dünya hayatıyla aldananlar, ey bulundukları duruma kapılıp kalanlar, ey büyüklenip böbürlendikleri şeyleri her ikisinin de bulunmadığı dar bir çukura atıp gidenler… Uyanın, kendinize gelin ve bakın!
Mal, çocuklar ve adamların çokluğuyla övünmek, sizi Allah’a itaat ve âhiret hazırlığı yapmaktan alıkoydu. Sonunda size ölüm geldi ve kabirlere gömüldünüz.
3-Hayır, yakında bileceksiniz.
Bu bir tehtidtir. Yani, ey insanlar! Fayda ve yararı olmayan şeylerle meşgul olmayı bırakın.
4-Hayır, yakında bileceksiniz.
Bu ikinci bir tehtidtir. Yani size ölüm geldiğinde onun sıkıntı ve dehşetini açıkça gördüğünüzde, mal ve varlıklarınızın çokluğu ile övünmenizin âkibetini göreceksiniz.
5-Sakının, gerçekten kesin bir bilgi ile bilseydiniz.
Sonra bu gizli ve korkunç gerçeği açıklıyor.
6- And olsun ki cehennemi mutlaka göreceksiniz.
Ve sonra bu gerçeği kuvvetlendirerek dehşetini ve kalplerdeki tesirini derinleştiriyor.
7-And olsun ki, yine onu gözünüzle kesin olarak göreceksiniz.
Ve nihayet son vurgusuyla mahmurları uyanıklığa, gafilleri ikâza, gözü kapalıları gözlerini açmaya sevk ediyor. Ve onlar ellerinde bulunan nimetin hesabını düşünerek, sarsılıp titremeye başlıyorlar.
8- Sonra o gün and olsun ki nimetlerden sorulacaksınız.
O nimetleri nereden aldığınızı, nereye harcadığınızı soracaklar. Emre itaat ederek mi yoksa isyan ederek mi, kazanıp harcadınız. Helalinden kazanıp helalinden mi harcadınız ,yoksa haramından kazanıp haramından mı harcadınız. Şükrünü ifa ettiniz mi, etmediniz mi? Mutlaka bunlardan sorulacaksınız.
Peygamber (s.a.v) şöyle buyurdu: “ Hiçbir kul, kıyamet gününde şu sorular sorulmadıkça huzurdan bir adım bile atamaz(bulunduğu yerden kımıldayamaz):
Ömrünü ve gençliğini nerede ve ne şekilde tükettiğinden, gençlik ömrün zaten içindedir ancak gençlik döneminin ayrıca sorulması gençlik nimetinin büyüklüğünü ve önemini göstermektedir. Gençlik; insanın fiziksel, ruhsal ve zihinsel açıdan en güçlü en verimli olduğu dönemdir. Bu altın çağın heba edilmesi, âhiretteki hesabı zor olan konulardır.
İlmiyle ne gibi işler yaptığından (amel edip etmediğinden), ilim maddesinin şerhinde âlimler, bilginin bir süs ve kibirlenme aracı değil, bir sorumluluk olduğunu belirtirler.
Malını nereden kazandığından ve nereye harcadığından. Malını helalinden mi kazandın ve nerede harcadın? Zekât, sadaka ve hayır işlerinde mi harcadın ya da israf mi ettin? Kul bunlardan hesaba çekilecektir.
SONUÇ
Tekasür sûresi, insanın dünya hayatının geçici nimetlerine kapılarak asıl gayesinden uzaklaşmaması gerektiğini hatırlatmaktadır. Mal, mülk, evlat ve sahip olunan nimetler biz kulları, asıl bu nimetin sahibi olan Yüce Allah’a (c.c) tanımayı ve O’na olan şükrümüzü artırma vesilesi olmalıdır. Sahip olduğumuz her nimetin bir hesabı olduğu bilinciyle, bize verilen nimetlerin kıymetini bilmeli ve onları hayırlı işlerde kullanmalıdır.
KAYNAKÇA
Fizilal-i Kur’ân ( Seyyid Kutub)
Saffetü’s Tefasir (Sâbunî)
Tirmizi,Kıyamet(2416/ 2417)
ŞERİFE ERDAL
Yorumlar