Neden Tarih!
- Fatih Toklucu

- 1 Şub
- 2 dakikada okunur
Benim en çok rastladığım soru neden tarih ;
Soru şu aslında; sen 24 yıllık İnşaat Mühendisisin ve uzun yıllardır inşaatla uğraşıyorsun bunun yanında birçok sosyal faaliyetler içindesin , ama yine de tarih bölümünde okumak istemen , istemek yetmez nerdeyse bu bölümü okumak için çok zorlaman neden. Asıl sorulmak istenen soru bu.
Kıymetli Bekir Biçer hocamın dediği gibi “tarihsiz toplumlar talihsiz toplumlardır.” Ne güzel bir söz. Ben buna haddim olmadan, tarihini bilmeyen ya da yarım yamalak sosyal medyadan öğrenen toplumlar daha da talihsiz toplumlardır diyerek ilave yapmak isterim. Ne yazık ki tarihimizi genellikle kulaktan dolma ,efsaneler şeklinde öğrenmek daha kolayımıza geliyor. Sosyal medya üzerinden tarihi kim daha çok çarpıtır yarışının tam ortasında kalmış topluluklar düşünün, ne kadar talihsiziz değil mi. İşte ben tam da bunu kendimce, bir nebze azaltmak için imkanlarım ve değerli hocalarımızdan öğrendiklerimle ulaşabildiğim kadar kimseye kaynaklarıyla anlatmak , kendim bilgilenirken etrafımdakileri de bilinçlendirmek için tarih eğitimi diyorum.
Tarih, insanların olayları anlama ve aktarma çabasıdır. Tarih, bu olayların birikimidir. Tarih boyunca yaşanmış olaylara, merkezin de insan olan, yaşanan problem ya da olayların neden-sonuç ilişkisini zaman ve mekân çerçevesinde sorular sorma ve bu sorulara cevap bulma çabasıdır. Zamanın etkisi ile olaylarda farklılık olsa da günümüze ait problemleri çözmek için geçmiş bilgisine ihtiyaç duyulur . Tarihin siyasi, sosyal, kültürel olaylar gibi problemlere cevap verme, çözüm ve sonuç odaklı düşünen siyasete evrildiği de görülür. Günümüzde yaşanan bir çok olayın, tarih boyunca benzerlerinin bir çok kez yaşandığını, buna rağmen aynı hataların nasıl tekrarlandığını, ‘nasıl bunu yaparlar’ dediğimiz bir çok olayın, yakın tarihimizde halen nasıl gerçekleştiği, düşmanların yada dostların ismi değişse de amacın nasıl aynı olduğunu ve bu amaca ulaşsalar da ulaşmasalar da nasıl aynı oyunların tekrar tekrar edildiği, bizim ise buna kadim törelerle nasıl cevap verdiğimiz , töreden uzaklaştıkça nasıl yıkımların gerçekleştiğini görmek hayranlık veriyor.
Ben her milletin kendi bakış açısından tarihi yorumlamasını ve ders çıkarması taraftarıyım. Akademik tarihi akademisyenlere bırakıp, onlardan tarihi öğrenmek gerektiği ama kendi milletimizin gelişmesi , büyümesi, bir ve diri olması yani tam bağımsızlık için tarihten ders çıkartılması taraftarıyım.
Bence Akademik tarihçiliğe gerekli önem verilmemekte, günümüzde tüm dünya siyaseti kadim tarihin etrafında dönmekte. amaçlar aynı ,seçilen yol aynı , sonuçta aynı. Kadim tarih Türk ’süz olmaz, sonuçta Türkün olmadığı tarih İstilanın, zalimliğin , adaletsizliğin ve sömürgenin olduğu tarihtir. Bu yüzden de Türkü hem geçmişten hem de gelecekten silmek istiyorlar. Tarih boyunca bu gayrette oldular olmaya da devam ediyorlar. O yüzden tarihimizi yarım yamalak bilmemek lazım. Akademik tarih ile yazılan tarihi kendi ülkemizin menfaati adına yorumlamak ve tedbirler almak zorundayız.
Bilge Kağan ve Kül Tigin gibi, Tuğrul bey ve Çağrı bey gibi , Orhan Bey ve Alaaddin bey gibi kardeş olmalı, bir olmalı , iri ve diri olmalıyız.
Saygılarımla,
Yorumlar