;
top of page

Bu Son Ramazan Olabilir

Öğüt almak istersek kim bilir sondan kaçıncı Ramazana yaklaştık.  Bu başlık belki biraz ürkütücü olabilir ama gerçek olan bir şey var ki; içimizden birilerinin son Ramazan’ı olacağı gerçeğidir. Cenab-ı Allah’ bu zaman diliminde bize, farkındalığa doğru adım atmamızı müyesser kılsın.

İnsanın zaman algısı çoğu zaman süreklilik yanılsaması üzerine kuruludur; oysa Kur’ân- ı Kerim  bu yanılsamayı kesin bir hükümle kırar: “Her insan ölümü tadacaktır” (Âl-i İmrân,185)  Belki bu Ramazan, tövbe etmek için son fırsatımız; belki de secdeye varabileceğimiz son günlerden biridir. Biz Müslümanlar, bu mübarek ayı, hayatımızı yeniden inşâ etme imkânı olarak değerlendirmeliyiz.

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذ۪ٓي اُنْزِلَ ف۪يهِ الْقُرْاٰنُ هُدًى لِلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِنَ الْهُدٰى وَالْفُرْقَانِۚ فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُۜ الْعُسْرَۘ وَلِتُكْمِلُوا وَمَنْ كَانَ مَر۪يضًا اَوْ عَلٰى سَفَرٍ فَعِدَّةٌ مِنْ اَيَّامٍ اُخَرَۜ يُر۪يدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ وَلَا يُر۪يدُ بِكُمُ الْعِدَّةَ وَلِتُكَبِّرُوا اللّٰهَ عَلٰى مَا هَدٰيكُمْ وَلَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir. (Bakara, 185)

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُتِبَ عَلَيْكُمُ الصِّيَامُ كَمَا كُتِبَ عَلَى الَّذ۪ينَ مِنْ قَبْلِكُمْ لَعَلَّكُمْ تَتَّقُونَۙ 

Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.

Hicretin ikinci yılında farz kılınan oruç, geçmiş ümmetlerde de bilinen ve çeşitli şekillerde uygulanan bir ibadetti. Yüce Allah, bize orucu Ramazan ayında tutmayı farz kıldı ve nasıl tutacağımızı öğretti. Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle buyurmuştur: “İslam beş temel üzerine bina edilmiştir: Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahitlik etmek, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı hakkıyla vermek, Allah’ın evi Kâbe’yi haccetmek ve Ramazan orucunu tutmak.” (Buhârî, “Îmân”, 1, 2)

›  Oruç ibâdetine ehemmiyet vermek. Allah Teâla onu önceki toplumlara emrettiği gibi, İslâm ümmetine de emretmiştir. Bu, orucun nefisleri ıslah etmedeki tesirini ve sevabının bolluğunu gösterir. İnsanlığın, terbiye ve nizam bakımından bu ibâdete büyük bir ihtiyacı ve tatbikinde hesaba gelmez faydası olduğunu bildirir.

Bu ay Allah c,c, Kur’Ân-ı Kerim’i indirdiği O mübarek aydır.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.

1- Biz Kur’an’ı Kadir gecesinde indirdik.

2- Sen Kadir gecesinin ne olduğunu bilir misin?

3- Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.

4- O gecede melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle her türlü iş için yeryüzüne iner de iner.

5- Bütünüyle esenliktir o gece, tâ şafak atıncaya kadar.

  Kadir gecesinin faziletinden, Kur’ân-ı Kerîm’in o gecede inzâle başlanmasından ve o gece tüm kâinatı saran selâmet ve esenlikten bahseder.

Ramazan’ı diğer zaman dilimlerinden ayıran en önemli gecelerden biri ise Kadir Gecesi’dir. Yüce Allah bu geceyi müstakil bir sûre ile bildirmiştir: “Şüphesiz biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.” (Kadir, 97/1-3). Bu ifade, zamanın nitelik bakımından farklılaşabileceğini gösterir. Bin aydan hayırlı olan bir gece, mümin için sıradan bir takvim yaprağı değil; ömür boyu sürecek bir yönelişin başlangıcıdır. Bu nedenle Ramazan’ın özellikle son günleri, ibadet yoğunluğunun arttırılması gereken bir bilinç dönemidir.

Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), Ramazan’ın son on gününe ayrı bir önem vermiştir. Hz. Âişe (r.a.) şöyle rivayet eder: “Resûlullah (s.a.v.), Ramazan’ın son on günü girdiğinde geceleri ihya eder, ailesini uyandırır ve ibadet için daha fazla gayret gösterirdi.” (Buhârî, Leyletü’l-Kadr 5; Müslim, İ‘tikâf 7). Ayrıca Peygamber Efendimiz’in Ramazan’ın son on gününde itikâfa girdiği sabittir (Buhârî, İ‘tikâf 1). İtikâf, dünyevî meşguliyetlerden bilinçli bir uzaklaşma ve kalbi bütünüyle Allah’a yöneltme pratiğidir. Bu sünnet, Ramazan’ın zirve noktasında insanın iç dünyasını derinleştirmesi gerektiğini göstermektedir. 

Rabbimizden niyazımız bizleri Ramazan-ı Şerif-i hakkıyla idrak edenlerden eylesin oruçlarımızı takvaya, Kur’ân’la buluşmalarımızı hidayete, Kadir Gecesi’ni ise affa ve arınmaya vesile kılsın. Bizleri bir sonraki Ramazan’a daha bilinçli ve güçlü bir imanla ulaştırsın. Amin.


ŞERİFE ERDAL

Son Yazılar

Hepsini Gör
Zerde

Osmanlı’nın Altın Mirası: Zerde ​Zerde tatlısı, Osmanlı mutfağının en köklü ve sembolik lezzetlerinden biridir; kökeni Farsça “zard” (sarı) kelimesine dayanır ve safranla renklendirilen pirinç lapasın

 
 
 
Kaşık Çekme Geleneği

Osmanlı’nın Zarif Sofrası: Kaşık Çekme Geleneği ​Kaşık çekme geleneği, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan, Ramazan ayının manevi atmosferini toplumsal neşe ve paylaşma ruhuyla birleştirmiş en köklü if

 
 
 
Ruhun İnzivası Ramazan

Kâinatın dilsiz bir sükûta büründüğü, vaktin berekete ayarlandığı o müstesna eşikteyiz yine. Ramazan; takvim yapraklarının ötesinde, ruhun kendi derinliklerine yaptığı o kadim ve asil yolculuğun adıdı

 
 
 

Yorumlar


bottom of page