;
top of page

Sayılar

Hıdırellez!

Zamanı Durduran Kadim Randevu ​Hıdırellez; Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere dünyanın birçok coğrafyasında, 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece coşkuyla kutlanan, baharın gelişini ve doğanın uyanışını simgeleyen geleneksel bir halk bayramıdır. ​Halk inanışına göre bu özel gece, darda kalanların yardımcısı Hızır ile denizlerin hakimi İlyas peygamberlerin yeryüzünde buluştuğu anı simgeler. İşte bu yüzden Hıdırellez denince akla ilk olarak; bolluk, bereket, sağlık ve gerçekle

Görünmeyen Yükler

Dünyayı sırtında taşıyan Atlas’ın mitini hepimiz biliriz. Gökyüzünün ağırlığı omuzlarındadır ve bu onun cezasıdır. Fakat modern zamanın insanı, kendi mitini kendi yazar; üstelik kimse ona ceza vermemişken, gökyüzünün yanına birkaç yıldız, birkaç bulut hatta başkalarının fırtınalarını da ekler omuzlarına. Bizler, sınırlarını çizmeyi unuttuğumuz o ince çizgide, sorumluluk denen o asil duygunun esiri olan gönüllü Atlaslarız. Sorumluluk, doğası gereği kutsaldır. İnsanı büyütür, o

Dr. Ömer Demirbağ

Klasik Edebiyatın Dijital Sesi: Dr. Ömer Demirbağ ​ ​Zorlu Yıllardan Akademik Kürsüye ​1959 yılında Elazığ’ın Palu ilçesinde, Boğusi Mezrası’nın sert ama samimi ikliminde dünyaya gelen Ömer Demirbağ, çocukluğunu bu zorlu köy koşullarında şekillendirdi. Eğitime olan tutkusu onu 1978 yılında Fırat Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne taşıdı. 1982’deki mezuniyetinin ardından akademik yolculuğuna Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde devam eden Demirbağ, Eski Türk Edebiyatı a

Sönmeyen Işıklar

"Hayatın yazdırdığı, edebiyatın sakladığı hikâyeler..." Hayat, her zaman düz bir çizgide akmıyor. Bazen en sıcak yuvaların, en mutlu çocuklukların ortasına bir ayrılık rüzgarı üflüyor ve insanı hiç bilmediği uzaklıkların koynuna bırakıveriyor. İşte o zaman, coğrafyalar değişiyor, şehirler yabancılaşıyor ama değişmeyen tek bir şey kalıyor: Hepimizin başının üstünde duran o uçsuz bucaksız gökyüzü. ​Uzak bir şehirde, ailesinden ayrı düşen küçük bir kız çocuğunun hikayesidir bu.

KENTLEŞME

Kentleşme, insanların kırsal alanlardan kentsel alanlara doğru hareket etmesiyle şehir hayatında ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan avantajların ortaya çıkması sonucu gelişen bir süreçtir. Sanayi devriminden bu yana dünyanın her bölgesinde farklı biçimlerde gerçekleşen göç hareketleriyle birlikte kentleşme başlamıştır.Kentleşmenin oluşumunun başlıca faktörleri arasında geçmişte iş olanaklarının, eğitim ve sağlık hizmetlerinin kırsal alanlardaki yetersizliği bulunmaktadır. Bu

ELEŞTİRİ

Herhangi bir zamanda kendimizi bir şeyleri eleştirirken veya şikâyet ederken buluyoruz. Bu durum çok sık ve istem dışı olarak sıradanlaşmış şekilde hayatımızın olmazsa olmazlarında görüyoruz, neden? Eğilim olarak görülen bu durum ön yargı ile birlikte şöyle özetlenebilir: meyvelerin tadı güzel olabilir fakat çalılığın arkasında yırtıcı bir hayvan bekliyor olabilir. Komik olan durum ise şu eleştiri her birey için olsa da hepsinde farklı bir anlam ifade ediyor. Sıradan birinin

Bir Yudum Su, Bin Zarif Mesaj: Kahve ve Suyun Sessiz Dili

​Türk kahvesi, bizim kültürümüzde sadece bir içecek değil; hatırın, dostluğun ve komşuluğun kırk yıl mühürlendiği bir ritüeldir. Ancak bu ritüelin en az kahvenin kendisi kadar mühim, fakat zamanın hızlı akışında unutulmaya yüz tutmuş bir tamamlayıcısı vardır: Kahvenin yanındaki o bir bardak su. ​Bugün pek çoğumuz suyu, kahvenin yoğun tadını dengelemek ya da ağzımızı temizlemek için içilen teknik bir detay sanıyoruz. Oysa Osmanlı’nın estetikle örülmüş toplumsal hayatında o su,

KADIN KADININ KURDU MU YOKSA YURDU MUDUR?

“Kadın kadının kurdudur.” Cümlesi o kadar kolay söyleniyor ki insanlar bir müddet sonra bu lafın nereye gittiğini tam olarak algılayamıyor ya da algılasa bile toplumsal cinsiyet kalıpları yüzünden bu yanlışın yanlış olduğunu söyleyemiyor. Sorarım size haberlerde bir erkek bir erkeğe şiddet gösterdiği zaman “Bak gördün mü? Erkek milleti işte birbirlerinin kurdudur.” Dediklerini. Ama kadınlar aralarında en ufak anlaşmazlık olsa bile bu tarz cümleleri duyması sizce adalet midir

ORYANTALİZM

Osmanlı gerilemesinde 19. Yüzyılda, özellikle Batılı güçlerin ekonomik ve askeri baskısı karşısında Osmanlı‘nın zayıflamasıyla ilişkilendirebiliriz .Bu arada, oryantalizm kavramı devreye girer .Batı‘nın Doğu’yu Osmanlı gibi toplumları geri, barbar bir diğer olarak görmesiyle, Osmanlı’nın gerileme sürecinde Doğu’nun Kaderi olarak meşrulaştırılmıştır. Osmanlı’nın duraklama ve gerileme sürecine girmesiyle birlikte, Avrupa’daki Osmanlı algısı yenilmez Türk imajından hasta adam im

Kalpteki Sessiz Adacıklar

Modern zamanın devasa çarkları arasında, şehir hiç uyumayan bir dev gibi soluk alıp verirken; bazen hayatın tüm karmaşası ince bir sızının içinde erir. Korna seslerinin, aceleci adımların ve dijital ekranların parıltılı gürültüsünün ortasında, insan farkında olmadan bir sessizlik adacığı arar kendine. Bu, dünyadan kopuş değil; aksine dünyaya kendi içinden bakabilme çabasıdır. Kimi zaman parktaki yağmurdan rengi solmuş bir bank, kimi zaman eski bir kütüphanenin tozlu rafları

Bir Mutfak Kültürü Fenomeni: İmam Bayıldı’nın Saklı Tarihi

Türk mutfağının patlıcanla olan imtihanı binlerce yıla dayansa da, hiçbir tarif İmam Bayıldı kadar mizahla lezzeti, ekonomiyle sanatı bir araya getirmemiştir. Sofralarımızın bu "yağlı boya tablosu", sadece damak çatlatan bir zeytinyağlı değil; aynı zamanda Osmanlı’nın son döneminden Cumhuriyet’e taşınan, üzerine destanlar yazılmış bir kültürel mirastır. Çeyizin Altın Sıvısı: Sabır ve İhtişamın Hikâyesi En köklü rivayet bizi, Osmanlı toplum yapısının detaylarına götürür. Hikây

Çanakkale'nin Ebedi Işığı

Çanakkale; rüzgârın hâlâ barut koktuğu, dalgaların kıyıya her vuruşunda bir kahramanlık türküsü fısıldandığı, zamanın durduğu o mukaddes eşiktir. O boğazın suları, tarihin gördüğü en ağır çelik yığınlarını taşıyordu. Dünyanın dört bir yanından toplanmış devasa zırhlılar; bir medeniyetin son kalesini düşürmek ve bin yıllık bir devleti karanlığa gömmek için gelmişti. Fakat hesap etmedikleri bir durum vardı: Türk milletinin"Ya istiklal ya ölüm!"diyen sarsılmaz iradesi... Nusret’

Bir Devrin Kaderini Sırtlayan Adam: Seyit Onbaşı

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en ikonik simgelerinden biri olan Seyit Onbaşı, 1 Mart 1889 tarihinde Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Çamlık köyünde (bugünkü adıyla Koca Seyit Köyü) dünyaya geldi. Babası Bahşi, annesi Fatma olan Seyit, çocukluğunu tarım ve hayvancılıkla geçirdi. İri yapısı ve bilek gücüyle daha o yıllarda çevresinde dikkat çeken bir gençti. ​Askerlik Yılları ve Cepheye Gidiş ​Seyit Ali, 1909 yılında Osmanlı Ordusu’na katıldı. 1912-1913 Balkan Sav

Çanakkale'de Yazılan Destan

18 Mart, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüdür. Bu gün, sadece bir zaferin kutlaması değil, aynı zamanda vatan için canını feda eden şehitlerimizi anmak için de önemli bir fırsattır. Çanakkale, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Mamafih bu savaşta gösterilen kahramanlık, bizlere vatan sevgisinin ne kadar kıymetli olduğunu öğretmektedir. Çanakkale Savaşı, düşman güçlerinin ilerleyişini durdurarak

Bir Milletin Kalbindeki Hatıra

Çanakkale… Bu isim, Türk milletinin kalbinde derin bir iz bırakan kutsal bir hatıradır. 1915 yılında başlayan bu büyük mücadelede, vatanını korumak için binlerce insan cepheye koşmuştur. O günlerde gençler okullarını bırakmış, anneler evlatlarını gözyaşlarıyla askere uğurlamış, babalar oğullarına son kez sarılmıştır. Hepsinin kalbinde tek bir duygu vardı: Vatan sevgisi. Çanakkale’de savaşmak demek, sadece düşmana karşı mücadele etmek değildi; aynı zamanda açlık, soğuk, susuzl

Çanakkale Zaferi ve Önemi

18 Mart Çanakkale Zaferi, Türk tarihinin en önemli ve en gurur verici olaylarından biridir. 1915 yılında Birinci Dünya Savaşı sırasında gerçekleşen Çanakkale Savaşı, Türk milletinin vatan sevgisini, cesaretini ve kararlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Çanakkale Boğazı, stratejik konumu nedeniyle büyük devletler için çok önemliydi. Bu nedenle İtilaf Devletleri boğazı geçerek İstanbul’u ele geçirmek ve Osmanlı Devleti’ni savaş dışı bırakmak istemiştir. İngiltere ve Fransa’

bottom of page