;
top of page

Varmaktan Önceki Durak

Hayat, çoğunlukla vardığımız menzillerin görkemiyle ölçülür; oysa ruhun asıl serüveni, duraklarda ve eşiklerde gizlidir. Bizler hep bir sonranın peşinde koşarken, ömrün en sahici parçalarını o adsız bekleme salonlarında, bir tren garının soğuk bankında ya da bir kararın sancılı şafağında bırakırız. Çünkü varış, bir hikâyenin noktasıdır; beklemek ise o hikâyeyi var eden uçsuz bucaksız boşluk.


​Beklemek; zamanın akışkanlığını yitirip katı bir maddeye, hissedilir bir ağırlığa dönüştüğü o nadir andır. Bir trenin raylarda bıraktığı uzak uğultuyu beklerken dış dünya flulaşır; her şey sessiz bir film karesine dönüşür. Yan masada unutulmuş bir çayın son buharı devleşir, saatin tıkırtısı kalbin atışına eşlik eder ve yabancı yüzlerin çizgilerinde kendi hikâyemizi okumaya başlarız. O anlarda insan, dışarıdaki gürültüden soyutlanıp kendi içindeki o derin kuytuya çekilir. İşte o anlarda anlarız ki; insan aslında bir yeri değil, o yerin kendisinde yaratacağı yeni kişiyi beklemektedir.


​Henüz açılmamış bir kapının önünde durmak, o kapıdan içeri girmekten daha büyük bir cesaret ister. Zira belirsizlik, içinde binlerce ihtimalin fısıldaştığı canlı bir boşluktur ve biz o boşlukta kendi yankımızla baş başa kalırız. Çünkü durmak, sadece beklemek değil; gürültülü bir dünyada kendi sesini duyabilme cesaretidir.


​Belki de ömür dediğimiz, iki varış çizgisi arasına sıkışmış o uzun ve sessiz parantezlerin toplamıdır. Ve asıl yaşamak, o parantezin içine sığdırdığımız sabır, umut ve kendi derinliğimizle tanışma halidir.


Melike Saliha Akbak

Son Yazılar

Hepsini Gör
İkili İlişkilerde Anlaşılmak

İnsan hayatı boyunca birçok ilişki kurar. Aile ilişkileri, arkadaşlıklar ve romantik bağlar, bireyin duygusal dünyasını şekillendiren en önemli unsurlar arasında yer alır. Bu ilişkiler insanın kendini

 
 
 
Duanın Fazileti

“Dua” kelimesi Arapça (da’a) fiilinden türemiştir. Bu kök, sözlükte çağırmak, seslenmek, istemek, davet etmek, talep etmek anlamlarına gelmektedir. Terim olarak dua ise kulun kendi aczini ve ihtiyacın

 
 
 
Osmanlı Şerbetlerinin Şifalı Dünyası

Kökenler ve Rivayetler: ​Osmanlı şerbetlerinin kökeni; tıbbi gereksinimlere, saray törenlerine ve mevsimsel ihtiyaçlara dayanır. Özellikle az bilinen şerbetler; şifalı bitkiler veya nadir çiçeklerden

 
 
 

Yorumlar


bottom of page