;
top of page

Bir Hilal Uğruna

Çanakkale, sadece bir coğrafyanın adı değil; bir milletin imkânsızlıklar içinde yazdığı en büyük onur destanıdır. Takvimler 18 Mart’ı gösterdiğinde içimizi kaplayan o tarif edilemez gurur ve hüzün karışımı duygu, aslında damarlarımızda dolaşan o asil ruhun bir yansımasıdır. Bugün bizler okullarımızda güvenle ders işleyebiliyorsak, geleceğe dair hayaller kurabiliyorsak; bunu, bundan yüzyılı aşkın bir süre önce kalemini bırakıp tüfeğe sarılan, kendi hayallerinden vazgeçip vatanı seçen o gencecik kahramanlara borçluyuz.


Onlar; evinden ayrılırken arkasına bakmayan yiğitlerdi. Çanakkale’nin soğuk siperlerinde bir somun ekmeği bölüşürken, aslında bir vatanın kaderini paylaşıyorlardı. Metrekareye binlerce merminin düştüğü o daracık siperlerde, ölümün nefesini ensesinde hisseden Mehmetçik bir an bile tereddüt etmedi. Seyit Onbaşı’nın sırtındaki o devasa mermi sadece bir demir yığını değil; bir milletin bağımsızlık arzusu ve sarsılmaz imanıydı.


Toprağın her karışına sinen o barut ve kan kokusu, bugün üzerinde yürüdüğümüz bu hür toprakların mührü haline geldi.


Bizler, o büyük zaferin mirasçıları olan gençler olarak Çanakkale ruhunu sadece kitap sayfalarında bir anı olarak değil, kalbimizde bir rehber olarak taşımalıyız. Onların canlarını feda ederek savunduğu bu bayrağı; bizler bilimle, sanatla ve sarsılmaz bir birliktelikle en yükseğe çıkarmakla yükümlüyüz. Çanakkale bize umudun bittiği yerde azmin başladığını öğretti.

Bu toprakları bize ebedî vatan kılan tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların sustuğu o gün, Türk milleti sonsuza dek sürecek gür bir ses kazandı: Çanakkale geçilmedi, asla geçilmeyecek!


"Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i...

Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi."


Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi; o kahramanlar sadece birer asker değil, bir milletin namusunu ve inancını göğsünde taşıyan aslanlardı. Onların hatırası, biz gençlerin yolunu aydınlatmaya devam edecek.


Esma Yağmur Akbak

Son Yazılar

Hepsini Gör
Çanakkale'nin Ebedi Işığı

Çanakkale; rüzgârın hâlâ barut koktuğu, dalgaların kıyıya her vuruşunda bir kahramanlık türküsü fısıldandığı, zamanın durduğu o mukaddes eşiktir. O boğazın suları, tarihin gördüğü en ağır çelik yığınl

 
 
 
Bir Devrin Kaderini Sırtlayan Adam: Seyit Onbaşı

Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en ikonik simgelerinden biri olan Seyit Onbaşı, 1 Mart 1889 tarihinde Balıkesir’in Havran ilçesine bağlı Çamlık köyünde (bugünkü adıyla Koca Seyit Köyü) dünya

 
 
 
Çanakkale'de Yazılan Destan

18 Mart, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgelerinden biri olan Çanakkale Zaferi’nin yıl dönümüdür. Bu gün, sadece bir zaferin kutlaması değil, aynı zamanda vatan için canını feda eden şehi

 
 
 

Yorumlar


bottom of page