;
top of page

Kulu İlçesi Sosyoekonomik Analizi

Kulu’nun Coğrafi Konumu;

            Kulu; Orta Anadolu Bölgesi’nin Konya Bölümü’nde yer alan bir ilçedir. Konya-Ankara devlet karayolu üzerinde bulunan ilçe, Konya’nın en kuzeyinde yer almaktadır. İlçenin kuzeyinde Ankara’nın Bala ve Haymana ilçeleri, güneyinde Cihanbeyli ilçesi ve Tuz Gölü, doğusunda Şereflikoçhisar ilçesi, batısında ise Cihanbeyli ve Haymana ilçeleri yer almaktadır. Konya’ya 148 km uzaklıktaki ilçenin rakımı 1.010 metre, yüzölçümü ise 2.880 km²dir. Kulu makası diye adlandırılan bölge Ankara–Konya , Kırıkkale-Konya , Ankara-Adana ve Aksaray-Ankara doğu ve batı yollarının kavşak noktasındadır. Kulu Batıdan Cihanbeyli, doğudan Kızılırmak, güneyden Obruk ve kuzeyden Haymana Platoları ile çevrilidir.

İklim Şartları;

Kışları soğuk, yazları sıcak ve kurak geçen sahalarda otsu ve yumrulu ve soğanlı bitkiler yaygındır. Bu bölgeler ağaç yetişmesini engelleyecek kadar az yağış almaktadır. Kulu’nun iklimi sert karasal iklimdir. Doğal bitki örtüsü bozkırdır. Son zamanlara kadar İlçede ormanlık alanlar görülmemekteydi. Geven, çoban yastığı, kekik, yavşan, gelincik ve adaçayı gibi bitkiler bozkır bitki örtüsüne ait türleri vardır. Kulu da ormanlık alanlar oluşturulmaya çalışılmaktadır. Özellikle Ramazan Uludağ’ın yıllardır verdiği gayret sonun da ilçeye 12 kilometre uzaklıkta bulunan, halk arasında "Sivrinin tepesi" diye de adlandırılan Boztepe de bir ormanlık alan oluşturulmuştur. Sivri tepesinin üzeri yaklaşık 15.000 metrekarelik düz bir alandır. Tepe olması nedeniyle yüksek bir yer olan sivri tepesinin üzerinden bakıldığın da batı tarafın da Kulu, Karacadağ ve Düden Gölü muazzam bir görüntü vermektedir. Ayrıca doğusunda Şerefli Koçhisar ve Tuz gölü çok net görünmektedir.


Su kaynakları;

İlçede Tuz Gölü dışında Düden Gölü (Acıgöl), Küçük Göl, Kozanlı Gölü ve kuruma tehlikesi altında olan Samsam Gölü yer almaktadır. Bunlardan Düden Gölü ilçenin 5 km doğusunda olup, Değirmenözü deresi ile beslenir. Gölün suları hafif tuzlu ve acıdır. Bu göl sınırları içerisinde farklı kuş türleri yer almaktadır. Özellikle flamingolar her yıl gölü bir geçiş alanı olarak kullanmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olan dikkuyruk türünün üreme alanı olan göl aynı zamanda uluslararası öneme sahip bir sulak alandır. Bir diğer önemli göl olan Kozanlı Gölü de balıkçılık, saz yetiştiriciliği gibi faaliyetler ile birlikte ornito turizm için önemli noktalardan birisidir.

 

Düden Gölü (Kulu Gölü) ve Küçükgöl, 

Düden Gölümüz ilçe sınırlarında, denizden 950 m yüksekliğinde, 800 hektar büyüklüğünde, tektonik bir göldür. Resmi olarak “Kuş Cenneti” statüsündedir. Normalde Kulu (Değirmenözü) Deresi ve çevredeki küçük pınarlarla beslenen gölün suları hafif tuzludur. Ancak 2022 yılından itibaren Değirmenözü deresinden hiç su gelmemekte, küçük pınarlar kaynamamakta ve çeşmelerimizde akmamaktadır. Bu durum göl açısından kuruma yönünde büyük tehlikelere sebep olacaktır. Bunun sebebinin detaylı araştırılması gerekmektedir. Dışarı akışı olmadığı için kapalı havza olan göl sığdır. Gölün güneyinde suları tatlı olan Küçük Göl yer alır. Tuz Gölü'nün 15 km kuzeybatısında, Kulu merkezin 5 km doğusunda bulunur.

Önceden göl içinde göçmen kuşlarının ürediği dokuz küçük ada yer alırdı. Ancak suların iyice çekilmesi ile bu göller tamamen kara ile birleşti. Şu an hiç ada yok. Bu durum kuşlarımızın güvenle yuva yapıp üremesine engel olmaktadır.

 

Göl su kuşları için üreme ve göç yeridir. Yaz ördeğiMacar ördeğiPasbaş, patka,  DikkuyrukKılıçgagaBüyük cılıbıtAkdeniz martısı ve Gülen sumru gölde üremektedir.Kara boyunlu batağan, Angıt, dikkuyruk, Uzunbacak, kılıçgaga, Akça cılıbıtSakarca gölü üreme ve kışlamada kullanır. Göl tüm dünya da korunan dik kuyruklarında üreme alanıdır. Son zamanlarda gölde 172 kuş bulunduğu, 54 türün burada ürediği tespit edilmiştir. Alan Avrupa'da yok olamaya başlayan flamingoların yaşadığı alandır. Ancak suların iyice çekilmesi ile birlikte bu kuş türlerinin çoğu maalesef bu gölden gitmiştir. Acilen tedbirler alınıp bu kuşların tekrar geri gelmesi için çaba sarf edilmesi gerekmektedir. Göle uzun yıllar kirli şehir suyu boşaltılmış, yakın zamanda arıtma tesisleri yapılmıştır. 

İktisadi Durum geçim şartları;

            Konya genelinde olduğu gibi ilçede de ekonomi tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. İlçe arazisinin büyük bir bölümünün engebesiz ve düz olması tarım alanlarının çok geniş olmasını sağlamıştır. İlçenin tarım arazi miktarı ilçe arazisinin %88’idir.

            İlçenin arazi dağılımın bakıldığında en çok ekili-dikili alanların yer kapladığı görülür. Toplam kültür arazisi 1.381.000 ha, ürün getirmeyen arazi ise 350.000 ha’dır. Mera alanı ise 325.000 ha kadardır. İlçede hiç orman arazisi yoktur.

            Halk araziye, tahılların yanı sıra son yıllarda da pancar, kimyon, mercimek, anason ve çörekotu ekmektedir. Genellikle nöbetleşe ekim usulü yapılmakla beraber artezyen kuyularının gittikçe çoğalması üzerine çift mahsul alma usulü de geliştirilmektedir. Çift mahsul almada genellikle arpa ve buğday başta olmak üzere pancar, kimyon, mercimek ve anason tercih edilmektedir. İlçede meyve ve sebzecilik çok gelişmemiş olmakla birlikte meyvelerden en çok kayısı, elma, armut ve kiraz, sebzelerden ise sadece taze fasulye yetiştirilmektedir.

Hayvancılık

            2013 yılı TÜİK verilerine göre Kulu ilçesinde saf kültür 2048, kültür melezi 4850 ve yerli 10.107 baş olmak üzere toplam 17.005 büyükbaş; 82.260 baş yerli ırkı koyun, 1420 baş da kıl keçisi olmak üzere toplam 83.680 baş da küçükbaş hayvan mevcuttur.

Ticaret

            İlçede ticaret daha çok gıda ve giyim üzerine gelişmiştir. Zanaat dallarında ise çoğunluk oto tamir atölyesi, terzi, kasap, demirci, elektrikçi, inşaatçı iken son zamanlarda örgücülükte de ilerleme olmuştur.

Sanayi

            Kulu’da sanayinin ilk temelleri 1974 yılında yapılan Kulu-San Yem Fabrikası ile atılmış, bunu 1978 yılında yapılan Ta-Mak (Tarım Makineleri) Fabrikası izlemiştir. Bunlar genelde çok ortaklı halk girişimleri olup Kulu-San ticari faaliyetlerine devam ederken, Ta-Mak kapanmıştır.

            Bunun yanı sıra E-5 Karayolu’nda faaliyet göstermekte olan tesisler de ilçe ekonomisi ve istihdamına önemli katkılar yapmaktadır.

            Ülkenin mevcut gelir dağılımına göre Kulu zengin bir ilçe sayılır. İlçeyi farklı kılan yaz aylarında yabancı ülkelerde çalışan yöre halkının buraya gelmesidir. Özellikle yabancı ülkelerde çalışanların ilçeye ciddi oranlarda ekonomik katkısı vardır. İnşaat sektörünün çok canlı olmasının sebebi yurt dışında çalışanların konuta yatırım yapmalarıdır. Yine yurt dışı kaynakları istihdama dönük yatırımdan çok bankalarda mevduat olarak tutulmaktadır. Yedi banka şubesinin hizmet verdiği ilçede çok sayıda kuyumcu bulunmaktadır.

            Kulu da yeni olarak Kulu Organize Sanayi Bölgesi Kuruldu. OSB Yazıçayır mahallesi Yeşiltepe mahallesi ve Dinek mahallesi sınırları arasında yer almakta olup, Ankara Adana yoluna 1.7 km mesafededir. Toplam 4 milyon metrekare üzerinde planlanan alanımızın ilk etabı 1 milyon metrekareye sahip organize sanayi bölgesi alanı bulunmaktadır. Kulu OSB bölgesel teşvik uygulamaları kapsamında yer almakta olup 4. Bölgede yer almaktadır. Kulu OSB karma OSB statüsündedir. 3000 metrekareden başlayıp 25000 metrekareye kadar 59 adet parsel bulunmaktadır.

            Osb altyapı ihalesi gerçekleştirilmiş olup, altyapı çalışmaları başlamış durumdadır. Türkiye’nin modern OSB’lerinden biri olma hedefiyle kurulan OSB Konya ve çevre illeri için ihracat merkezi haline gelmeyi hedeflemektedir.

Göç ve Turizm

            Göç, özellikle yurtdışına göç Kulunun en önemli sorunundur. Aynı zamanda Gurbetçilerin Kulu ilçesine katmış olduğu ekonomik değer ilçenin en büyük geçim kaynağıdır. Bu çelişkiler altında hem göç hem de gurbetçilerin ilçeye bıraktığı ekonomik değer katlanarak devam etmekdedir.

            1965 yılından başlayarak ilçede gerçekleşen yoğun dış göç hareketi, yurtdışına yönelik gerçekleşen işçi göçlerinin önemli bir örneği durumundadır. Kulu ilçesinden ülke dışına en fazla göç İsveç’e gerçekleşmektedir. Günümüzde 100 bine ulaşan İsveç’te yaşayan Türk nüfusu içinde Kululuların nüfusu 40 bine ulaşmıştır. İsveç’te yaşayan Türklere ‘’nerelisiniz?’’ diye değil, ‘’Kululu musunuz?’’ diye sorulması da boşuna değildir. Kulu’da 1965 yılında bireysel girişimlerle başlayan göç süreci zamanla o kadar özümsenmiştir ki, bu durum normalleşmiş ve ilçedeki hemen her genç için ideal bir hedef haline gelmiştir. Günümüzde Kulu ve kırsal sahalarında hemen her aileden en az bir kişi yurtdışında, ekseriyetle de İsveç’te yaşamaktadır. İlçenin İsveç ile bağları oldukça kuvvetlidir. İsveç’te yaşanan her gelişme ilçede gündem olmakta, yankı bulmaktadır. İsveç’te yaşanan hadiselere duyarsız kalmayan ilçe, 28 Şubat 1986 gecesi düzenlenen bir suikast sonucu öldürülen İsveç Başbakanı Olof Palme’nin adını da Kulu’da açılan bir parka vermiştir. İlçedeki en büyük park olma özelliğini taşıyan alana İsveç Başbakanı Olof Palme’nin adı verilmiş, bunun yanında ilçenin en işlek bulvarının adı da Olof Palme Bulvarı olmuştur. Günümüzde İsveç’te Türk denildiğinde akla Kululular gelmektedir. Kulu’dan İsveç’egöç eden Kululuların sayısı öylesine artmıştır ki, Orta Anadolu’nun nüfusu küçük bir ilçesi durumunda olan Kulu’ya 2014 yılında İsveç Fahri Konsolosluğu açılmıştır. İsveç seçimlerinde iki hafta süre ile Ankara’da yer alan büyükelçilikte, Türkiye’de bulunan İsveç vatandaşları için sandık kurulmaktadır. 2014 yılı İsveç seçimleri bu anlamda Kulu için oldukça farklı bir deneyim olmuştur. 14 Eylül 2014 yılında gerçekleşen İsveç seçimleri öncesi Kulu’da da sandık kurulmuş olup, özellikle yaz tatili için Kulu’da bulunan binlerce İsveç vatandaşının oy kullanması sağlanmıştır.

 

Kısa Tarihi

Kulu ilçesi Tarih öncesinden itibaren birçok yerleşmeye sahne olan bu alan Hititler zamanında Zallara bölgesinde yer almış olmalıdır. Roma döneminde Kinna olarak bilinen Yaraşlı ise Hititler zamanında

Şalluşa olduğu kabul edilmektedir. Kulu ve çevresi daha sonra Frigler Çağında Frigya; Hellenistik ve Roma döneminde ise bölgeye M.Ö.III. yüzyılda Avrupa’dan gelen Galat göçlerinden dolayı Galatya adını almıştı (M.Ö.278/277).

Kulu adı, anlatılanlara göre Afyon civarından gelerek bu köyü kurmuş olan Kulupoğlu Mustafa’nın ismine izafeten ortaya çıkmıştır. Ayrıca Osmanlı döneminde XIX. yüzyılın ilk yarısında bölgeye gelen Türkmen aşiretlerindeki şahıs adlarından geldiği de tahmin edilmektedir.

            Kulu’nun yakınında yer aldığı Tuz Gölü çevresinde Eski Çağlardan itibaren yerleşime işaret eden birçok höyük bulunmaktadır. Bunlar; Kırkpınar, Küçük Hüseyin, Pazarözü Yaylası, Mezarlıktepe, Şahanın, Bahadırlı, Bahçehisar, Bozan, Celep, Güzel Yayla ve Kırkkuyu höyükleridir. Asur Ticaret Kolonileri Döneminde (MÖ. 1950-1750) Asurlu tüccarların tuz ticareti için bölgeye gelmeleri de burada yerleşimin, İlk Çağ’dan itibaren bulunduğunu ortaya koymaktadır .

            Kulu ve çevresi tarihi çağlar boyunca farklı medeniyetlere iskân sahası olmuştur. Kulu ilçesinin tarihçesine bakıldığında ilk yerleşmelerin ilkçağlara kadar uzandığı görülmektedir. Kulu’nun Eskiçağlarda ‘’Drya’’ adı verilen şehir harabeleri üzerine kurulduğu bilinmektedir. Özellikle Tunç ve Demir çağları boyunca ilçenin farklı sahalarında yerleşmeler yoğunlaşmıştır. Bölgede en eski yerleşimler Neolitik dönemine ait olup Celep Höyüğünde yapılan araştırmalar neticesinde bu döneme ait izler ortaya çıkarılmıştır (Omura, 1999, s. 122). Bölgeden en yoğun yerleşmelerin Tunç ve Demir çağları içerisinde olduğu görülmektedir. Neredeyse ilçenin hemen her sahasında bu dönemlere ait yerleşmeler görülmektedir. İlçede Roma ve Bizans dönemlerine ait yerleşmelerin sayısı da fazladır. İlçe içerisinde Roma ve Bizans dönemlerine ait buluntulara da rastlanmıştır (Bahar, 2012, s. 39).

            Bundan sonra bölge; Frig, Kimmer, Lidya, Pers, Helen, Roma, Doğu Roma ve Bizans yönetimlerinde kaldı. Bütün dönemlerde bölgenin en önemli ekonomik kaynağı tuz idi. Ayrıca koyun yetiştiriciliği ve buna bağlı olarak dokuma sanayii de gelişmişti. Kulu merkezle Zincirlikuyu ve Fevziye köylerinde tespit edilen steller, bölgenin Roma ve Bizans döneminde de önemli bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir4 . Kulu, Roma Döneminde önemli bir yol güzergâhı üzerinde bulunmakta, Bizans Döneminde de Kudüs’e giden önemli bir hac yolu buradan geçmektedir.

            Hitit Dönemi öncesi ve sonrasında bölgede yerleşme görülen bazı höyükler şunlardır: Çatalhöyük (Neolitik), Şereflikoçhisar, Kırıkkuyu (Kırıkkuyu köyü. Kulu’nun 15 km doğusunda Eski ve Orta Tunç Çağları, MÖ I. binin ikinci yarısı), Bozan Höyüğü (Bozan köyü. Kulu’nun 23 km doğusunda, MÖ I. binin ikinci yarısı. Üzerinde erken Türk mezarlığı bulunmaktadır), Kuruhöyük (Tuzyaka köyü. Kulu’nun 15 km güneybatısında Orta ve Geç Tunç Çağı, Demir Çağı), Söğütlü Höyüğü (Söğütlü Yaylası. Eski, Orta Tunç Çağı ve Demir Çağı), Fevziye Höyüğü (Fevziye köyü içinde, Kulu’nun 11 km güneydoğusunda Eski, Orta Geç Tunç ve Demir Çağı), Gürücük Höyüğü (Karapınar köyü sınırları içinde. Eski, Orta Geç Tunç ve Demir Çağı), Bahadırlı Höyüğü (Kulu’nun 7 km güneydoğusunda Bahadırlı köyü sınırları içinde. MÖ I. bin yılın ikinci yarısı ve az miktarda Eski Tunç Çağı malzemesi çanak çömlek kültürleri vermektedir), Bahçehisar, Kamışlı, Kelhasan, Çöpler, Altılar, Altılar Mezarlık, Köstengi, Söğütlü, Gökmere, Kozanlı Karacaören, Küçük Hüseyin Tepesi I, II (Yazıçayırı köyü), Çifteoluk (Yazıçayırı köyü), Karahamzalı Mezarlığı, Karahamzalı ve Yastıpınar.

            Yöre Selçuklular devrinde Türkmen boylarının yerleştiği bir alan oldu. Daha sonra Konya ve çevresinin Osmanlı hakimiyetine girmesiyle bölge imar edilmeye devam edildi. Fatih Sultan Mehmet (1444-1446, 1451-1481) ve II. Bayezit (1481-1512) dönemlerinde Kulu ve çevresi, Koçhisar olarak gösterildi. Cihanbeyli Yaylası ile Haymana arasındaki geniş yaylalarda XVI. yüzyıldan itibaren Atçeken (Esb-keşan) aşireti yaşamaktaydı. 1780’lerde Kulu civarına Yörük aşiretleri toplandı. Daha sonra bu bölge, Esbkeşan Kazası olarak düzenlendi. 1845’ten itibaren de Rişvan Aşireti’ne mensup 285 hane zorunlu olarak iskân edildi. 1853-1856 Osmanlı-Rus Kırım Savaşından sonra Anadolu’ya göç eden Nogay Türklerinin büyük kısmı Kulu ve çevresine yerleştirilmiştir. İlçe nüfusu Yörükler, Türkmenler, Kürtler ve Nogaylardan oluşmaktadır.

            Kulu, Anadolu kapılarının Türklere açılmasından itibaren önemli yerleşmelere sahne olmuştur. Türkiye Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubat, Ertuğrul Gazi liderliğindeki 400 çadırlık Türkmen boyunu Kulu’nun Karacadağ dolaylarına yerleştirmiştir. Ertuğrul Bey, daha sonra buradan Bizans hududu olan Söğüt’e göç etmiş ve burada Osmanlı Devleti’nin kuruluşunu sağlamıştır.

            Kulu’nun bir diğer önemi güherçile kalhanesinin olmasıdır. Güherçile barutun hammaddesidir. Zengin potasyum nitrat içeren bu madde hekimlikte de kullanılır. Kulu’da önceden Rum ve Ermeniler de yaşamaktaydı. Bunlar, Kalhane adı verilen bugünkü Kulu semt pazarının olduğu yerlerde ham güherçile imal etmekteydiler. Güherçile ise çorak topraktan elde ediliyordu. Çorak toprak da Kulu’da oldukça fazla bulunmakta idi. Kulu’da üretilen güherçile Konya Baruthanesine gönderilir, oradan da İstanbul Baruthanesine aktarılırdı. Kulu, Osmanlı Devleti’ne hem at yetiştirerek hem de barut üretiminden kullanılan ham güherçile imal ederek lojistik destek sağlamıştır.

             İlk Çağ’dan itibaren bütün medeniyetler için Tuz Gölü, önemli bir tuz üretim merkezidir. Kulu, Eski Çağ’dan bu yana tuz ticareti ve askeri sevkiyat için kullanılan yollar üzerinde oldu. Roma döneminden itibaren bu konumu daha da önem kazandı. Tuz Gölü’nden Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde de tuz üretilmeye devam edildi. XX. yüzyıl başlarında da Tuz Gölü ve çevresi, Anadolu’nun tuz ihtiyacını karşılıyordu. Kervanlarla bölgeden diğer şehirlere sürekli olarak tuz taşındı. Günümüzde Kulu, Konya-Ankara, Ankara-Niğde-Adana, Konya-Kırıkkale yol güzergâhında; halk arasında “Kulu Makası” olarak tarif edilen önemli bir kavşak noktasındadır. Şehir gelişiminin ana yol doğrultusunda gerçekleşmesi, Kulu açısından yolun etkileyici yönünü ortaya koymaktadır

            Bu sırada Esbkeşanların yaşadığı yer, Turgut ile Cihanbeyli arasında küçük bir alandı. Bu alanın bir kısmı günümüzdeki Kulu’yu içine almaktadır. Bu yüzyılın sonlarında Kulu bir köy iken, yerleşim yeri olarak gelişmeye başladı. Hatta kısa bir süreliğine 1872- 1874’te Rişvan Aşireti ile birlikte Esbkeşan Kazası’nın kaymakamlık merkezi haline getirildi. Bu sırada Kulu, 220 haneden oluşan bölgenin önemli bir yerleşim yeri durumundaydı. Esbkeşan Kazası’na 1861’den sonra Tatar ve Nogay muhacirleri iskân edilince Kulu gelişmeye başladı. Ancak 1877’den itibaren önce Zıvarık sonra İnevi köyleri kaza merkezi yapılınca Kulu’nun şehir olarak gelişimi yavaşladı.

Kulu, 1922’de idari yönden Saideli (Kadınhanı) Kazası’na bağlı bir köy idi.Cumhuriyet’le birlikte idari yapısında değişiklikler meydana geldi. 1923’te belediyelik; 1954’te aynı adla anılan ilçenin merkezi haline getirildi. Kulu 1960’lı yıllardan sonra ilçe merkezi olmasıyla birlikte gelişmeye başlamıştır. Şehirde hükümet konağı, belediye, okullar, sağlık kurumları ve diğer resmî kurumlara ait binalar inşa edilmiştir.

Nüfus ve dağılımı

            Nüfus 1960 yılında 29.231, 1970’de 41.446, 1980’de 48.097, 1990’da 56.712, 2000 yılında 72.279, 2007 de ise 46.366 kişidir. 2011 yılı Adrese Dayalı Nüfüs Kayıt Sistemi (ADNKS)’ne göre ilçenin nüfusu; merkez 22.844, belde ve köyler 32.729 olmak üzere toplam 55.573 kişidir. Bu nüfusun 27.716’si erkek, 27.857’si kadındır. 2012 verilerine göre de ilçenin merkezi 21.250, belde ve köyleri 29.275 olmak üzere toplam 50.525 kişidir. Bu nüfusun 24.916’sı erkek, 25.609’u da kadındır. 2024 yılına göre 51.794 kişi. Bu nüfus, 25.764 erkek ve 26.030 kadından oluşmaktadır.

Fiziki İnceleme:

            Kulu’nun, köy olarak ilk kuruluşu, Cami-i Şerif (merkez cami-i)çevresinde gerçekleşti. İlçe olduktan sonra, çömlek-kiremit atölyesi, bezirhane gibi imalathanelerin yer aldığı çarşısı bu ibadethanenin civarında gelişti. Aynı yerde bugün, birçok dükkân ve iş yeri faaliyetini sürdürmektedir. 1940’lı yıllardan sonra farklı alanlarda üretim yapan fabrikalar kuruldu. Bunlar arasında un, irmik, tuz fabrikaları ile tarım makinaları imaline yönelik küçük sanayi tipinde iş yerleri çoğalmaya başladı. Kulu, ilçe merkezi yapıldıktan sonra gelişmeye devam etti. Buna bağlı olarak merkezde Cami-i Kebir, Bahadırlı, Cumhuriyet, Değirmenözü, Dinek, Karapınar, Kemaliye, Yeni ve Karşıyaka gibi yeni mahalleler kuruldu. 2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanunla köy ve kasabalar mahalle olarak tanımlanınca, kırsal mahallelerle birlikte Kulu’da 46 mahalle oluştu. Bunlardan en fazla nüfusa sahip mahalle Ömeranlı (Tavşançalı) (4.601 kişi), en az nüfuslu mahalle ise Soğukkuyu (29 kişi)’dur.

            Büyükşehir Yasası’nın uygulanmaya başladığı 2014 yılından önce Kulunun; Celep, Karacadağ, Kırkpınar, Kozanlı, Ömeranlı, Tuzyaka, Zincirlikuyu mahalleleri belde; Acıkuyu, Ağılbaşı, Altılar, Arşıncı, Beşkardeş, Boğazören, Bozan, Burunağıl, Canımana, Dipdede, Doğutepe, Fevziye, Gökler, Güzelyayla, Hisarköy, Karacadere, Kırkkuyu, Kömüşini, Köşker, Sarıyayla, Seyitahmetli, Soğukkuyu, Şerefli, Tavlıören, Yaraşlı, Yazıçayırı, Yeşiltepe ve Yeşilyurt mahalleleri ise köy statüsünde idi.

            Eski belediye yıkılarak 2000’li yıllarda şehir merkezinde belediye binası iş merkezi ile birlikte yeniden inşa edilmiştir. Eski belediye alanı halen otopark olarak kullanılmaktadır. İlçede Toplam 85 Cami-i bulunmaktadır bu camilerin 23 tanesi merkez mahallerindedir. Eski Camiler yenilenmiş Merkez camide yıkılarak yeniden inşa edilmiştir. Kulu ilçemizin köklü tarihini yansıtan ve halk arasında Kulubeyoğlu Mustafa (Kulu Bey)’e ait olduğu düşünülen mermer koltuk, Camii'nin köşesinde yer alan bu mermer koltuk, Kulu’nun kültürel mirasının bir parçası olarak varlığını sürdürüyor. Merkez Cami-i etrafındaki çarşı yıkılarak bu bölgeye kültür merkezi binası yapılmıştır.  İlçenin önemli caddesi olan Atatürk caddesi düzenlenerek prestij caddesi oluşturuldu. Bu cadde üzerinde bulunan adliye sarayı Cami-i kebir mahallesine, hükümet konağı da Ankara-Konya Yolu üzerine taşınmıştır. Cami-i kebir mahallesine yüzme havuzuyla spor salonuyla kafeteryasıyla meslek edindirme kurs bölümleriyle ve geleneksel mimari tarzdaki yapısıyla Kulu şehir konağı yapılmıştır. Yüzbaşı Varol cd üzerinde yarı olimpik yüzme havuzu yapıldı.

            Dinek mahallesinde Kulu Bölge Devlet Hastanesi yapılarak hizmete açıldı , yine aynı bölgeye Sağlık Bilimleri Fakültesi, Fahrettin Koca Fen Lisesi yapılmıştır. 600 kişilik KYK yurdu ve 300 dairelik sosyal konut projesi TOKİ yapılmaktadır.

            Bununla birlikte Selçuk Üniversitesi’ne bağlı Kulu Meslek Yüksek Okulu ile yine okula yakın bir öğrenci yurdunun yapılmasıyla Ankara-Konya Yolu üzerinde yeni yapılaşmalar meydana çıkmıştır.20 dönüm arazi üzerinde Acıkuyu Güneş Enerji Santrali yapıldı, Ömeranlı ve Tuzyaka İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisleri ile Kulu Merkez İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi revizyonu yapılarak Tuz Gölü’nde insan kaynaklı oluşan kirlilik azaltılmıştır.


Kaynakça
[1] Konya Büyükşehir Belediyesi. https://www.konyapedia.com/makale/2898/kulu.
[2] Dinç, Abdurrahman. Konya Coğrafyası. Konya : Konya Büyükşehir Belediyesi, 2013. s. 230. Cilt 5.
[3] Murat Uludağ , Kulu Doğal Hayatı Koruma Derneği Başkanı Söyleşi
[5] Ceylan, H. (2012). İsveç’te Yaşayan Kululu Yaşlıların Sosyal Sorunları. Aidiyet, Göç ve Tarımın Şehri Kulu Sempozyumu Bildirileri Kitabı. Konya: Kulu Belediyesi-Selçuk Üniversitesi,197-204
[6] Garstang-Gurney 1959, Ertem 1973, 161,del Monte –Tischler 1978, 488-489, 64,Gurney 1986,221, del Monte 1992, 190
[7] Hasan Bahar-Özdemir Koçak vd. 2005, Kulu Yüzey Araştırması; Belke-Restle, 1984; Calder, 1956; Erkut, 1990; Kaya, 2005; Omura, 1993; a. mlf., 1994; a. mlf., 1995; Strabon, 2000.
[8] Calder 1956.
[9] Gurney 1992,220-222
[10] Mitchell 1993a,13-15,map 2, Kaya 2005, 20.
[11] Hasan Bahar-Özdemir Koçak vd. 2005, Kulu Yüzey Araştırması; Belke-Restle, 1984; Calder, 1956; Erkut, 1990; Kaya, 2005; Omura, 1993; a. mlf., 1994; a. mlf., 1995; Strabon, 2000.
[12] Faruk Söylemez, Osmanlı Devleti’nde Aşiret Yönetimi- Rişvan Örneği, İstanbul 2011, s. 32, 48, 163-164.
[13] Koyuncu, A. (2012). Kulu’da Toplumsal Hayatın Kırsal Görünümleri.Aidiyet, Göç ve Tarımın Şehri Kulu Sempozyumu Bildirileri Kitabı. Konya: Kulu Belediyesi-Selçuk Üniversitesi, 171-196.
[14] KİY, 1967; 1973; Sümer, 1997a; Sönmez, 2004; Es, Arşiv.
[15] Mehmet Yılmaz, “Tanzimat Döneminde Yapılan Nüfus Sayımlarına Göre Kulu Köyü”, Aidiyet, Göç ve Tarımın Şehri Kulu Sempozyumu Bildirileri 19-21 Ekim 2012, Konya 2013, s. 81-132.
[16] Barış Sarıköse, Kulu Sosyal ve Ekonomik Tarih, Konya 2018, s. 57.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Çift Kimlikli Gençlik

Bazen dinlediğimiz şarkıyı bir anda susturur, Instagram’a koyduğumuz bir fotoğrafı geri çekerek ' sanki ben gibi olmadı' deriz. Sanki insanlar artık toplu taşımadan inerken kendi kimliklerini gizliyor

 
 
 
Diplomalı İşsizlik

Geçmişten bugüne üniversitelerin artması sonucu yükseköğretim, bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımında kritik bir rol oynamaktadır. Ancak bu sürecin kontrolsüz ilerlemesi, günümüzde diplomalı

 
 
 
Toprak Sahanın Tozu

Bazıları için futbol, pürüzsüz yeşil çimler ve ışıl ışıl stadyumlar demektir. Ama bizim için futbol; diz kapaklarımızdaki kabuk bağlamayan yaralar, ayakkabının içinden eve taşınan siyah kauçuk parçala

 
 
 

Yorumlar


bottom of page