;
top of page

Diplomalı İşsizlik

Geçmişten bugüne üniversitelerin artması sonucu yükseköğretim, bireylerin sosyal ve ekonomik hayata katılımında kritik bir rol oynamaktadır. Ancak bu sürecin kontrolsüz ilerlemesi, günümüzde diplomalı işsizlik sorununu giderek görünür hâle getirmiştir. Eğitim; bireyin bilgi, beceri ve tutum kazanmasını, seçtiği alanda bilgi edinmesini, mesleki yeterlilik elde etmesini ve eleştirel düşünme becerisi geliştirmesini amaçlamaktadır. Bireyler aldıkları eğitim sonrası üniversite diplomasını uzun yıllar boyunca iş güvencesi sağlamak, sosyal statü kazanmak ve kişisel gelişim beklentileriyle tercih etmektedir. Buna rağmen, artan diplomalı işsizlik, bu beklentilerin büyük ölçüde karşılanamadığını göstermektedir. Son yıllarda üniversitelerin artmasıyla birlikte bölüm sayılarında da ciddi bir artış yaşanmıştır. Plansız açılan fakülteler, kontenjan fazlalığına, akademik kadro ve temel altyapı yetersizliğine yol açmaktadır. Bu durum, diplomalı işsizlik sorununu besleyen temel nedenlerden biri hâline gelmiştir. Bunun sonucunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmayan öğrencilerin mezun edilmesi, eğitim kalitesinde düşüşe neden olmakta ve mezunların iş gücü piyasasındaki rekabet gücünü azaltmaktadır. Eğitimde yaşanan bu nitelik kaybı, mezunlar arasında işsizlik oranlarının artmasına ve özellikle diplomalı işsizlik kavramının yaygınlaşmasına neden olmaktadır. Binlerce mezunun kendi mesleğini yapamaması, diplomalı işsizlik olgusunu toplumsal bir sorun hâline getirmektedir. Plansız üniversiteleşmenin etkisiyle toplumda diplomanın değerinin kalmadığı algısı oluşmakta, bu algı da diplomalı işsizlik gerçeğini daha da derinleştirmektedir. Oysa yeni üniversiteler açmak yerine mevcut üniversiteleri daha nitelikli hâle getirmek için çaba gösterilseydi, verilen mezun sayısı daha sınırlı olurken akademik bilgi düzeyi daha yüksek bireyler yetiştirilebilirdi. Bu sayede hem ülkemizde diplomalı işsizlik oranı azalır hem de mezunlar okudukları bölüme uygun işlerde çalışabilen bireyler hâline gelebilirdi. Bu durum, günümüzde üniversite mezunu olmanın tek başına yeterli olmadığını ve diplomalı işsizlik sorununun yapısal bir problem olduğunu açıkça göstermektedir. Üniversite eğitimi yalnızca diploma almaktan ibaret değildir; bireyin kendini geliştirmesi, mesleki beceriler kazanması ve topluma katkı sağlayacak niteliklere sahip olması da büyük önem taşımaktadır. Eğitim niteliğinin geri planda kaldığı bir sistemde, diploma bireyi iş hayatına hazırlamakta yetersiz kalmakta ve bu durum diplomalı işsizlik riskini artırmaktadır. Ortaya çıkan bu tablo, lise son sınıfta okuyan öğrenciler için de ciddi bir gelecek kaygısına yol açmaktadır. Gençler, hangi bölümün ve hangi üniversitenin kendileri için daha önemli olduğu, üniversite okumalı mı yoksa okumamalı mı gibi sorularla yoğun şekilde meşgul olmaktadır. Bu sorgulamalar, ileride diplomalı işsizlik yaşama endişesinden kaynaklanmaktadır. Bu durum yalnızca bireyleri değil, diplomalı işsizlik üzerinden tüm toplumu yakından ilgilendirmektedir. Nitelikli insan gücünün yeterince değerlendirilememesi, ülkenin ekonomik ve sosyal gelişimini olumsuz etkilemektedir. Sonuç olarak diplomalı işsizlik, yükseköğretimde nicelik artışının nitelikle desteklenmemesi sonucu ortaya çıkan ve giderek derinleşen önemli bir toplumsal sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Son Yazılar

Hepsini Gör
Çift Kimlikli Gençlik

Bazen dinlediğimiz şarkıyı bir anda susturur, Instagram’a koyduğumuz bir fotoğrafı geri çekerek ' sanki ben gibi olmadı' deriz. Sanki insanlar artık toplu taşımadan inerken kendi kimliklerini gizliyor

 
 
 
Toprak Sahanın Tozu

Bazıları için futbol, pürüzsüz yeşil çimler ve ışıl ışıl stadyumlar demektir. Ama bizim için futbol; diz kapaklarımızdaki kabuk bağlamayan yaralar, ayakkabının içinden eve taşınan siyah kauçuk parçala

 
 
 
Yağmur

Semadan merhamet indiriyor Hak. Can veriyor toprağa. Sema ağlarken gülüyor arz. Semayı ağlatan merhamet, Arzı güldüren rahmet. Temizliyor yeryüzünü rahmet. Can veriyor, nefes oluyor merhamet. Toprağa

 
 
 

Yorumlar


bottom of page