İLKELER’İN ÖNEMİ
20. Yüzyılın başlarında, zorlukların ardından yeniden doğan bir ulusun kaderi, sadece tek yönlü gelişme değil, askeri yönde hem de zihinlerde ve kurumlarda gerçekleşen köklü bir zihniyetin değişim çizilmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk ve bu yolda yürüdükleri silah arkadaşlarının beraberliğinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti, sadece toprak savunmak değil; Milli egemenlik ve bilim temelinde yükselen bütünüyle modernleşme projesidir. Yıkılmış bir imparatorluğun ardından çağdaş, bağımsız ve laik bir devleti inşa eden etkin yol göstericisidir. Bu ilkeler, Türk toplumunu geçmiş ve gelecek harmanlanarak çağdaş ve modern medeniyetlerin üzerine çıkarma ve Cumhuriyet’in temelini oluşturan vazgeçilmez temeldir.Cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve inkılapçılık (devricilik) olarak da geçen bu ilkeler tek tek incelendiğinde anlamlı, bir arada ele alındığında da ise kusursuz sistem oluşturan altı temel sütundur.
Bu ilkeler kalıplardan kurtulmayı bilimsel ve insanı esas aldığı çağdaş bir devlet vizyonunu ortaya koymuşlar. Son olarak Atatürk’ün ‘Benim manevi mirasım ilim ve akıldır.’ Cumhuriyet‘ in ışığını yarınlara taşımaya devam edecektir.
Fatma YALIM
Yorumlar