Şiddet İçerikli Haberlerin Çocuklar Üzerindeki Etkisi
- Betül Çetiner
- 20 May
- 2 dakikada okunur
Günümüzde televizyon, internet ve sosyal medya çocukların yaşamında önemli bir yer edinmiştir. Özellikle haber içeriklerine ulaşımın kolaylaşmasıyla birlikte çocuklar yaşlarına uygun olmayan şiddet içerikli görüntü ve haberlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Cinayet, savaş, istismar, kadın cinayetleri, afet görüntüleri ve saldırı haberleri yalnızca yetişkinleri değil çocukları da psikolojik açıdan etkilemektedir. Çocukların gelişim dönemleri göz önünde bulundurulduğunda bu tür içeriklerin onların ruh sağlığı üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği görülmektedir.
Çocuklar yetişkinlere göre olayları anlamlandırma konusunda daha hassas bir yapıdadır. Özellikle küçük yaş gruplarında gerçek ile kurgu arasındaki ayrım tam olarak yapılamadığı için haberlerde görülen şiddet olayları çocuklarda yoğun korku ve kaygı oluşturabilmektedir. Sürekli olarak olumsuz haberlerle karşılaşan çocuklarda güvensizlik hissi gelişebilmekte, dünyanın tehlikeli bir yer olduğu düşüncesi oluşabilmektedir. Bu durum çocukların sosyal ilişkilerini, okul yaşamını ve günlük davranışlarını olumsuz etkileyebilmektedir.
Şiddet içerikli haberlere maruz kalan çocuklarda görülen etkiler yalnızca korku ile sınırlı değildir. Uyku problemleri, içe kapanma, dikkat eksikliği, öfke davranışları ve kaygı bozuklukları da sık görülebilmektedir. Bazı çocuklar izledikleri olaylardan etkilenerek kendilerini ya da aile bireylerini güvende hissetmeyebilir. Özellikle deprem, savaş veya çocuk istismarı haberleri çocuklarda travmatik etkiler yaratabilmektedir. Çocukların gelişim düzeyine uygun olmayan görüntülere sürekli maruz kalması uzun vadede psikolojik dayanıklılıklarını da olumsuz etkileyebilmektedir.
Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu durum daha ciddi bir hale gelmiştir. Eskiden çocuklar yalnızca televizyon aracılığıyla haberlere ulaşırken günümüzde telefonlar sayesinde her an görüntü ve haberlere erişebilmektedir. Sosyal medya platformlarında şiddet içerikli videoların hızla yayılması çocukların bu içeriklere kontrolsüz şekilde ulaşmasına neden olmaktadır. Ayrıca bazı içeriklerin sansürsüz paylaşılması çocukların olaylardan daha yoğun etkilenmesine yol açmaktadır.
Bu noktada ailelere önemli görevler düşmektedir. Ebeveynlerin çocukların medya kullanımını takip etmesi, yaşlarına uygun içeriklere yönlendirmesi ve izledikleri haberler hakkında çocuklarla konuşması gerekmektedir. Çocukların anlamakta zorlandıkları olaylar sade ve güven verici bir şekilde açıklanmalıdır. Aynı zamanda çocukların sürekli olumsuz haberlere maruz kalmasının önüne geçilmesi önemlidir. Yasaklayıcı bir tutum yerine bilinçli medya kullanımı konusunda rehberlik edilmesi daha sağlıklı olacaktır.
Okullar ve sosyal hizmet uzmanları da çocukların psikolojik iyi oluşunun korunmasında önemli bir role sahiptir. Özellikle travmatik olayların yoğun yaşandığı dönemlerde çocuklara psikososyal destek sağlanmalı, duygu ve düşüncelerini ifade edebilecekleri güvenli alanlar oluşturulmalıdır. Sosyal hizmet uzmanları çocukların maruz kaldığı riskleri değerlendirerek koruyucu ve önleyici çalışmalar yürütmelidir. Ayrıca ailelerin medya okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmesi de önem taşımaktadır.
Sonuç olarak şiddet içerikli haberler çocukların psikolojik, sosyal ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte çocukların bu içeriklere ulaşımı kolaylaşmış, bu durum çocukların korunmasını daha önemli hale getirmiştir. Çocukların sağlıklı bireyler olarak gelişebilmesi için ailelerin, eğitimcilerin ve sosyal hizmet uzmanlarının iş birliği içinde hareket etmesi gerekmektedir. Çocukların ruh sağlığını korumak yalnızca bireysel değil toplumsal bir sorumluluktur.
Betül Çetiner
Yorumlar