Sessiz Savaşlar
- Melike Saliha Akbak
- 20 Haz
- 2 dakikada okunur
"Hayatın yazdırdığı, edebiyatın sakladığı hikâyeler..."
Bazen hayatı, ardı arkası kesilmeyen bir kış gecesi gibi yaşarız. Penceremize vuran rüzgârın uğultusu, zihnimizin içindeki o tanıdık, yorucu seslere karışır:"Ya olmazsa? Ya her şey buraya kadarsa?"Adımlarımızın ağırlığı, taşımaktan yorulduğumuz beklentilerin, sırtımıza yüklenen sessiz sözlerin yüküdür aslında. Kendimizi bir çıkmaz sokağın tam ortasında, sadece önümüzdeki birkaç adımı görebildiğimiz bir sis bulutunun içinde buluveririz.
Oysa durup derin bir nefes aldığımızda fark ederiz ki, hayat hiçbir zaman keskin, düz çizgilerden ibaret değildir. İnsan, düşe kalka yürürken büyür. Çoğu zaman en parlak sabahlar, gecenin en koyu, en teslim olunası anından hemen sonra boy verir. Umut dediğimiz o kadim duygu da tam burada devreye girir; o, gökyüzünün her zaman masmavi olacağını söyleyen saf bir iyimserlik değildir. Umut, fırtınanın ortasındayken bile göğüs kafesinin altında atan o sızılı ama inatçı kalbin sesine kulak vermektir. Yarım kalmış hikâyelerin, bitmemiş cümlelerin, yürünecek daha çok yolu olanların sığınağıdır.
Etrafımıza bir bakalım. Sokaktaki bir esnafın sabah dükkânını açarken mırıldandığı o eski şarkıda, bir ağacın beton çatlakları arasından göğe doğru uzattığı yeşil yaprağında, ya da hiç tanımadığımız bir insanın gözlerindeki o anlık tebessümde gizlidir hayatın ritmi. Başarılar, alkışlar ya da büyük mucizeler kurtarmaz bizi; bizi düştüğümüz o sessiz kuyulardan çıkaracak olan şey, yarın sabahın getireceği o belirsiz ama taze ihtimaldir. Yenilgiyi de cebimize koyup,"Buradayım ve hâlâ deniyorum,"diyebilme cesaretidir.
Bu yazı, bir yerlerde kendi sessiz savaşına devam eden, yorgun gözlerle bakan o güzel ruhlara küçük bir fısıltı olsun: 'İçinizdeki o ses ne derse desin, gölgenin bittiği yerde her zaman yeni bir ışık başlar. Tohum, toprağın altında en karanlık günlerini yaşadıktan sonra çiçeğe durur. Kendinize, emeğinize ve zamanın şifasına inanmaktan vazgeçmeyin. Çünkü yol ne kadar uzun olursa olsun, inatla yürüyenlerin önünde eninde sonunda çiçeklenir.'
Melike Saliha Akbak
Yorumlar