KADIN KADININ KURDU MU YOKSA YURDU MUDUR?
- Rabia Çavuşlar
- 20 Nis
- 1 dakikada okunur
“Kadın kadının kurdudur.” Cümlesi o kadar kolay söyleniyor ki insanlar bir müddet sonra bu lafın nereye gittiğini tam olarak algılayamıyor ya da algılasa bile toplumsal cinsiyet kalıpları yüzünden bu yanlışın yanlış olduğunu söyleyemiyor. Sorarım size haberlerde bir erkek bir erkeğe şiddet gösterdiği zaman “Bak gördün mü? Erkek milleti işte birbirlerinin kurdudur.” Dediklerini. Ama kadınlar aralarında en ufak anlaşmazlık olsa bile bu tarz cümleleri duyması sizce adalet midir yoksa kalıp yargıların arkasına saklanılarak yapılan bir tür korkaklık mıdır?
Benim gözümde, kadın kadının ancak yurdu olabilir.
Günümüzdeki yaşanan olaylara bakıldığında kadının korunması muhtaç bir imajı varken kadının kadının nasıl kurdu olabilir ki? Biz değil miyiz, yeni doğum yapan bir anneye yemek götüren ya da giyecek bir şey olmadığında kıyafetlerimizi birbirine veren? Ne ara oldu da biz, birbirimizin kurdu olduk?
“Kadın kadının kurdudur.” Cümlesi kadar tehlikeli bir cümle daha işitmedim desem yeridir. Çünkü kadınların kadınlara karşı o kadar aciz ve korumasız düşüren bir imajı var ki bir kadının bu imajı sahiplenmesi ve içtenleştirmesi kadar aciz düşüren bir şey daha var mıdır? Sanmam. Aciz diyorum çünkü bir bakmışsınız çevrenizde kimseye güvenmeyen, paranoyak biri oluvermişsiniz.
Çok ihtiyacınız olduğu bir anda o zaten benim için yapmaz demek benim gözümde üzücü ve dağıtıcı bir meseledir. Aslında erkeklerde aralarında rekabet ediyor kimi zaman tartışmalar yaşıyor fakat bu düşmanlık algısı resmen kadına yapıştırılmış bir etikettir.
Bu etiketten kurtulmak için; kadıların beraber durması ve kenetlenmesi gerektiğini düşünemekle beraber, kısaca ortak bir tavır sergilemeleri gerekmesinde hem fikirim. Toplumsal cinsiyetin bize biçtiği kaftana uymak zorunda olmadığımızı, bu kalıpları yıkmak ne kadar zor olsa da Deepak Chopra’nında dediği gibi, “Değişim içeriden başlar.”
RABİA ÇAVUŞLAR
Yorumlar