;
top of page

Dostluğun Sessiz Gücü

Hayat, insanı kalabalıkların ortasında bile yalnız bırakabilen uzun bir yolculuktur. Bu yolculukta insan, kendini bulduğu bir dostla, bir sırdaşla yürümek ister. Ne büyük bir nimettir insanın kendini bulduğu o dostluk… Dostluk, kan bağı olmadan kurulan en derin akrabalıktır. Seçilmiş bir yakınlıktır. Zorunluluk değil, gönüllülük üzerine inşa edilir. Dostluk da bir aile olmaktır aslında. Bu yüzden en saf ve en gerçek ilişkilerden biridir.

Bu görünmez ama güçlü bağ, insanın en büyük başarısında da hayatının en kötü düşüş anında da kendini belli eder. O görünmez bağ, sizi hayata yeniden bağlar. Bazen tek bir “Buradayım.” cümlesi, uzun nasihatlerden çok daha değerlidir. Çünkü dostluk, büyük sözlerden çok küçük ama samimi davranışlarda gizlidir. Gece yarısı edilen bir telefon, sebepsiz atılan bir mesaj, omzunuza konan bir el… İşte dostluk tam da bu ayrıntılarda yaşar.

Modern çağ insanları birbirine daha “bağlı” gibi gösterirken aslında ruhen uzaklaştırabiliyor. Sosyal medyada yüzlerce takipçi, binlerce beğeni olabilir; fakat insan, bir Türk kahvesi eşliğinde maskesiz sohbet edebildiği, desteğini ve sevgisini esirgemeyen kişilerle gerçek dostluğu kurar. Çünkü dostluk; kötü olduğunuzda anlatamadığınız derdi anlayan, bir başarınızda siz söylemeden yanınızda olan kişide saklıdır. Dostluk, görünmek değil; görülmektir.


Dostluk aynı zamanda bir aynadır. İçinizde sakladığınız, belki de binbir emekle koruduğunuz o benliği size gösterir. Hatanız olduğunda çekinmeden uyaran, doğru yolda olduğunuzda en içten şekilde destekleyen kişidir dost. Düştüğünüzde uzanan bir el, yorulduğunuzda sığınacak bir alan, ağladığınızda bir omuz ve en büyük başarınızda ilk ona baktığınız kişidir.

Dostluk yalnızca bireysel bir bağ değil, toplumsal bir değerdir de. Toplumların temelinde dostluk benzeri güven ilişkileri yatar. Güvenin olmadığı yerde samimiyet olmaz; samimiyetin olmadığı yerde ise gerçek bağlar kurulamaz. Dostluk, bireyden topluma yayılan bir iyilik hâlidir. İnsan dostluk sayesinde empati kurmayı, paylaşmayı ve fedakârlığı öğrenir. Bir dostun sevincini kendi sevinci gibi yaşayabilmek, insan olmanın en güzel yanlarından biridir.

Bu kuvvetli bağ bir çıkar ilişkisi değildir. Gerçek dostluk zamana ve mesafelere bağlı değildir. Yıllardır süren bir arkadaşlığın samimiyeti, kısa süreli bir tanışıklıktan çok daha derindir ve sessizlikle kaybolmaz. Bazen aylarca konuşulmasa bile kaldığı yerden devam edebilen bir sıcaklıktır. Çünkü temelinde güven ve içtenlik vardır.


En kıymetli anılar çoğu zaman dostlukla şekillenir. Okul sıralarında yan yana geçirilen günler, birlikte kurulan hayaller ve geleceğe dair paylaşılan umutlar zamanla hatıraya dönüşse de değerini yitirmez. Aradan yıllar geçse bile bir tebessüm, bir anı ya da bir melodi insanı o eski günlere götürmeye yeter. Çünkü dostluk, zamanın eskitemediği bir bağdır.

Ve belki de en önemlisi şudur: Gerçek dostluk, görünmez hissettiğimiz anlarda bizi gören ve içimizdeki o çocuk yanımıza dokunabilendir.


MELİSA İNANYAVUZ

Son Yazılar

Hepsini Gör
"Megali İdea" Kavramı

GİRİŞ “Megalo İdea” olarak da geçen “Megali İdea” olgusunun, farklı yazar, akademisyen ve entelektüellerce “Büyük Fikir” ya da “Büyük Ülkü, Amaç” olarak betimlendiği görülmektedir. Megali İdea, modern

 
 
 

Yorumlar


bottom of page