Ayten Biçer - Biyoloji Öğretmeni
- Ayten Biçer

- 20 Şub
- 2 dakikada okunur
1-Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?
- Ben Ayten BİÇER. Necmettin Erbakan Üniversitesi Biyoloji Öğretmenliği mezunuyum. 2016 yılında Mardin/Nusaybin’e atandım. Ardından İstanbul’da görev yaptıktan sonra 2018’den itibaren Konya/Selçuklu Bosna Hersek Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde görevime devam etmekteyim.
- Biyolojiye ilgim üniversite hazırlık senesinde dershane öğretmenimin ders anlatış biçiminden etkilenmemle başladı. Bu etkiyle merakım arttı ve bu branşın sadece bir ders değil, hayatı anlamanın anahtarı olduğunu fark ettim.
2- Sizi en çok ne motive eder?
- Öğrencilerimin gözlerindeki merak, konuları anlamaları, bilgileri birbirine bağdaştırmaları ve “neden”ini sorgulamaları en büyük motivasyonum. Bir öğrencinin bilgiyi öğrendikten sonra “Aaa, o yüzden böyleymiş!” diyebilmesi beni çok mutlu ediyor.
3- Hobileriniz veya boş zaman aktiviteleriniz nelerdir?
- Belgesel izlemek (özellikle doğa ve bilim), bilimsel gelişmeleri takip etmek, karmaşık konuları sadeleştirerek anlatmak ve ders içeriklerini daha etkili kılacak yeni yöntemler denemek.
4- [İlgili Alan] hakkında şu anki düşünceleriniz nelerdir?
- Biyoloji artık sadece canlıları tanımlayan bir bilim değil; teknolojiyle iç içe, hayatın her alanına dokunan güçlü bir disiplin. Ezberden çok anlama ve öğrenmeye dayalı bir ders. Günlük hayatımızdaki pek çok sorunun cevabı biyolojide saklı: sağlıktan çevreye, tarımdan yapay zekâya kadar her yerde var. Günlük yaşamla bağlantı kurulduğunda öğrencilerin ilgisi de belirgin şekilde artıyor.
5- Bu alanda sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler neler?
- Genetik, biyoteknoloji, kök hücre çalışmaları ve kişiselleştirilmiş tıp inanılmaz heyecan verici. Bu gelişmeler, tedavisi zor hastalıklara umut olurken geleceğimizi de şekillendiriyor bu da beni heyecanlandırıyor.
6- [İlgili Alan]’da karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunları nasıl aştınız?
- Öğrencilerin “biyoloji ezber dersidir” önyargısı en büyüğü. Bunu kırmak için konuları örnekler, görseller, günlük hayattan bağlantılar ve teknolojiyle anlatıyorum. En önemlisi, mantığı kavratmak ve günlük yaşamla ilişkilendirerek bu zorluğun üstesinden geliyorum.
7- Gelecekte [İlgili Alan]’ın nereye gideceğini düşünüyorsunuz?
- Biyoloji daha da dijitalleşecek. Yapay zekâ ve genetik birleşerek hastalıkları önleyecek. Derslerde öğretmenlerin anlatıcı değil, rehber rolü ön plana çıkacak.
8- Bu alanda çalışmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
- Öncelikle bu mesleği gerçekten istemek ve sevmek şart. Bu mesleği seçerken atanma veya puan odaklı değil, insan yetiştirme bilinciyle yaklaşsınlar. Meraklarını korusunlar, ezber yerine anlamayı hedeflesinler ve biyolojiyi günlük hayatla ilişkilendirsinler.
9- Başarıyı nasıl tanımlarsınız?
- Bir öğrencinin hayata daha bilinçli bakmasına katkı sağlamak ve “Bu dersi sevmemi sağlayan hocam vardı” diyebilmesidir başarı.
10- Dijital dünyada içerik tüketimi hakkında görüşleriniz nelerdir?
- Doğru kullanıldığında büyük avantaj: bilgiye erişim kolaylaştı. Ancak seçici olmak ve güvenilir kaynakları tercih etmek şart.
11- En sevdiğiniz alıntı veya söz nedir?
- Mustafa Kemal Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” sözüdür. Çünkü ilim bireyleri özgürleştirir, toplumu ileriye taşır.
12- Okuyucularımıza son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
- Biyoloji sadece bir ders değil, yaşamın kendisi olarak görmemiz gerekir.Hayata biraz daha dikkatle bakarsak bilimin büyüleyiciliğini görürüz. Bu da kendimizi ve doğayı daha iyi anlamamızı sağlar.


Yorumlar