Dijital Buhran
- Rabia Çavuşlar
- 20 Haz
- 2 dakikada okunur
Kalabalık bir arkadaş grubunda kendinizi illaki yalnız hissettiğiniz olmuştur. Peki siz çağımızın getirdiği dijital ortamlarda kendinizi yalnız hissettiniz mi? İlk başta kulağa ne kadar garip ve imkansız gibi gelse de,insanın olduğu bir ortamda imkansız diye bir olgunun olmadığını unutmamalıyız. Gözlemlerime dayanarak şunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim. İnsanlık tarihinde hiç bu kadar birbirimizle bağlantılı olmamıştık; ama belki de hiç bu kadar yalnız da kalmamıştık. Sabahın ilk ışıklarıyla gözlerinizi açtığınızda ne yaparsınız? Diye bir soru sorsalar ne cevap verirsiniz? Elbette ki cevabınız ilk telefonunuza gelen bildirimlere bakmak olur. Aslında bu davranış bir kodlama gibi yani gözünüzü açıyorsunuz ve dış dünya ile direkt bağlantıya geçmeye çalışıyorsunuz. Peki bu bir çeşit yalnızlaşma ya da kendine yabancılaşma değilde nedir? Şöyle ki, artık düğünlerimiz bile anı yaşamaktan çok sosyal medya hesaplarına nasıl güzel, havalı video ve fotoğraflar atarım peşindeyiz yani sürekli olarak kendimizi biri ve birilerine kanıtlamaya çalışıyoruz. Peki kim bu birileri? Arkadaşlarımız,akrabalarımız,ailemiz… Yani yanımızdaki, çevremizdeki insanlardan kendimizi bir nevi soyutluyoruz. Aslında istemeden bizde birileri oluveriyoruz. Sosyal medya ağlarına atılan video ve fotoğrafları en ince ayrıntısına kadar inceleyip sonrasında çeşitli olumlu ya da olumsuz yorumlar yapan birisi oluyoruz. Taşıdığımız bu estetik kaygı yüzünden kimi zaman sosyal medya hesaplarında çok uzun sessiz kalıp sadece gözlemci olmayı seçerken,kimi zaman gereksiz gördüğümüz yorumlardan kaçmak ve korunmak için istenmeyen akrabaları sosyal medya hesaplarımıza almıyoruz. Yalnız hissetmemek için ya da bu dijital ortamdan dışlanmamak için olmadığımız biri gibi de sosyal medya hesaplarında davranabiliyoruz. İş böyle olunca yalnızlaşmak kaçınılmaz oluyor. Asıl mesele bu yalnızlığı ne kadar farkındayız? Çünkü çoğu insan çağın getirdiği yalnızlığı ve yabancılaşmayı normal olarak görüp hayatına devam ederken, kimileri üzerinde ki buhranı anlamlandıramıyor. İşin aslı kendi yorumuma gelince bu yalnızlaşmanın temel kaynağı olarak hem estetik kaygıyı hem de farklılaşamama olarak görüyorum. Yani tüm erkekler veya kadınlar belirli bir kalıba sığdırılmasının bir sonucu olarak görüyorum. Bu dijital yalnızlaşma ya da buhranın çözüm yolunu tek bir yola bağlamak doğru olmasa da, en etkili çözüm olarak sosyal medya hesapların olabildiğince az vakit geçirip kendi kendimize dahi olumlu ya da olumsuz yorum yapmamakta, anı yaşamak gerektiğinde ve çevreden gelen kalıp yargıların bir sonucu olarak yapılan yorumlara kulak tıkamaktan geçtiğinidüşünmekteyim.
RABİA ÇAVUŞLAR
Yorumlar