Darü'l Mülk Sergi Sarayı
- Sebahat Küçükbacak
- 30 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Darü-l mülk kelimesini geçmişten beri konaklanılan, kıymetli, önemli, değerli toprak ismiyle tanımlıyabiliriz. Aynı zamanda devlet merkezi olarakta adlandırılabilir. Sözlükte güç yetirmek, hakimiyet kurmak , sahip olmak, tasarrufta bulunmak manalarına gelen mülk kelimesi sahip olunan topraklardaki hükümranlık merkezi ismiylede anılabilir. Mülk kelimesi sık sık devlet yada ülke anlamlarıylada kullanılmıştır.
Konya 200 yıl boyunca Türkiye Selçuklu Devletine başkentlik yapmış önemli bir konuma sahip Türk İslam şehridir. Şehirdeki kültürü, mirası yaşatmak yeni nesillere aktarmak üzere Darü-l Mülk Projesi hayata geçirilmiştir. Bu projede tarihi şehir merkezinin 20 farklı noktasında kentsel dönüşüm ve restarasyon çalışmaları başlatılmış olup Darü-l Mülk Sergi Sarayı bu projede önemli bir yere sahiptir.
Necmettin Erbakan Üniversitesi , İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen “ Türkiye Selçukluları Konya Hanedan Türbesindeki Naaşların Tanzimi projesi, bilim ve tarih dünyasına ömemli bir katkı sunmaktadır. Bu kapsamda Alaaddin Camii avlusundaki türbede bulunan naaş kalıntıları tomogrofi ve 3D modelleme tekniğiyle yeniden canlandırıldı.
Darü-l Mülk Sergi Sarayın’ da ; Selçuklu Sultanları Müzesi, bağımsız sergi alanları, Panaroma Miryokefalon Savaş Animasyonu Gösteri Alanı ve toplantı salonları bulunmaktadır. Darü-l Mülk Sergi Sarayın’da en önemli alan 6 yıllık bilimsel bir çalışma sonrası ortaya çıkarılan Türkiye Selçuklu Sultanlarından 12 ‘sinin ve 17 hanedan üyesinin yüz ve beden görünümünün ortaya çıkarılıp heykellerinin sergilendiği alandır. Sultanlar döneminin mimari zenginliğini yansıtan taç kapılar önünde ziyaretçileri karşılıyor. Duruşları bakışları yüz ifadeleriyle dikkat çeken heykeller adeta tarihin canlı bir yansıması olarak nitelendiriliyor.
Hanedan üyelerinin ten rengi, göz rengi, saç rengi, boyu ve hatta sağlık durumları ve ölüm nedenlerine kadar her detay DNA analizleriyle belirlendi. Bu bilgiler ışığında yüzlendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Sultanların görünüşleri ölmeden önceki son hallariyle yüzde 90 benzerlik göstermektedir.
Sergide sultanlardan 1. Kılıçarslan , Şahinşah Melihşah, 1. Rükneddin Mesud, 2. Kılıçarslan , 2.Rükneddin Süleyman Şah, 3. Kılıçarslan, 1. Gıyaseddin Keyhüsrev, 1. Alaeddin Keykubat, 2. Gıyaseddin Keyhüsrev, 4. Kılıçarslan , 3. Gıyaseddin Keyhüsrev ve 2. Gıyaseddin Mesud’un silikon heykelleri yer alıyor.
Birçok uzmanlık alanını birleştiren projede ; biyoloji, kimya, mühendislik, yazılım, tarih, kronoloji, endüstriyel bilimler, güzel sanatlar, adli bilimler, biyoarkeoloji, adli arkeoloji ve ostearkeoloji , dahil olmak üzere disiplinler arası bir yol izlenmiştir. Sadece bireylerin nicel yönlerine değil yaşam tarzı , yaşadığı zaman gibi kısımlarda yansıtılmıştır.
Alaeddin Tepesi ve çevresinde başlatılan araştırmada Türkiye Selçuklu Sultanlarının bedenlerinin ; pozitif kimliklendirme , morfolojik özelliklerinin tespiti , patolojik kanıtlar ve antropometrik metrik ve metrik olmayan patolojik unsurlar dışında hassasiyet ilkeli bir şekilde muhafaza edilmiştir.
İşlemlerin ardından uygun kefenleme işlemleri yapılarak , tek tek bireylerin isimleri ve tanımları etiketler ile iliştirilmiştir. Bütün işlemler bireylere , bireylerin haklarına , mahremiyetlerine , insan haklarına ve milli tarihe saygı projenin hedeflerinde öncelikli unsur olmuştur. Bireylerin metrik özelliklerinin tespiti yaş, boy, vücut ağırlığı , cinsiyetleri , DNA analizleri ve nihayetinde yüz rekonstrüksiyonunun ( yeniden yapılandırma ) sonrasında Sultanlar Türbesindeki bireylere ait 3D kafatası replikalarının oluşturulması gerçekleştirilmiştir.
Darü’l-Mülk Sergi Sarayında ayrıca “ Türkiye Selçuklu Sikkeleri Sergisi“ de yer alıyor. Sikke sergisinde 2 bin 764 tane Anadolu’ da basılan Anadolu Selçuklu Devlet ‘ine ait sikkeler sergilenmektedir.
Darü’l Mülk Sergisini gezip tarihin yamaçlı sokaklarında kendimizi bulmamamız mümkün değil. Şükürler olsunki bu coğrafyada halen ayaktayız. Kanlarını, yaşamlarını bu topraklar için feda edip bize vatan bırakan ceddimize sonsuz rahmet ve şükranlarımla.


Yorumlar