Pamuk Ekimi
- Elif İlayda Kırgıl
- 1 Şub
- 4 dakikada okunur
Pamuk, ebegümecigiller familyasına bağlı olan çok yıllık tropik bitkidir. Toprak altında 180 cm kadar kökü olan pamuğun boyu yaklaşık 80-120 cm arasında değişir. Tekstil sektöründe ve bitkisel yağ üretiminde çokça kullanılan pamuğun ne zaman ekildiği ve hasat edildiği öğrenilerek verimi arttırılabilir.
Genel olarak genetik saflığı yüksek olan, havı alınmış ve dolgun tohumlar seçilerek ekim yapılması yüksek verim alınmasını sağlar. Pamuk yetiştirilecek bölgenin toprak türü kadar nem oranı, hava sıcaklığı, gün ışığı ve yağış miktarı önemlidir. Pamuk ekimi yapılacak toprak alüvyal, su tutma ve geçirgenliği yüksek, kolay işlenebilen bir yapıya sahip olmalıdır. Aynı zamanda pH değeri 6.7-7.5 aralığında, tuz oranı düşük ve derin olması da diğer gereklilikler arasındadır. Pamuk yetiştirilirken mutlaka ama mutlaka ekim nöbeti yapılır. Ekim nöbetinde genel olarak tercih edilen bitkiler mısır, yer fıstığı, patates, hububat ürünleri, yem ekinleri, çeltik ve baklagillerdir.
Pamuk, ilkbahar aylarında ekilir. Nisan ayının ikinci yarısında başlayan pamuk ekimi mayıs ayı sonuna kadar tamamlanır. Tüm koşulların sağlandığı ve ekimin yapıldığı pamuk, ağustos-ekim aylarında hasat edilir. Pamuk ekiminde yani verimli pamuk yetiştiriciliği için ekim yapılmadan önce koşulların uygun durumda olması gerekir. Nisan ayında ekimine başlanan pamuk, sıcak iklim bitkisidir. Ve bu nedenle de don olayları görülen bölgelerde yetişmez. Pamuk ekim zamanı toprak sıcaklığın 15 derece ve üzeri olduğu dönemlerdir.
Pamuk, ortalama 110 gün ile 150 gün içerisinde yetişir. Pamuk, mibzer yardımı ile sıra arası 60-80 cm sıra üzeri 4-7 cm mesafeye ekilir. Ortalama 3 ila 6 kg çeşide ve tarla koşullarına göre tohum kullanılır. Dekar başına 5-6 kg pamuk tohumu yeterlidir. 4-5 cm derinliğinde ekilen pamuk tohumları çimlenmesinin gecikmemesi için fazla derine ekilmez.
Pamuk ekimi öncesi toprağın hazırlanması gerekli görülüyor. İlk önce toprak, 25-30 cm derinliğinde sürülerek alt üst ediliyor. Derin sürüm, yabani köklerin imhasını sağlar. Ayrıca toprak, organik madde oluşturabilmesi için havalanıyor ve karışıyor. Bu işlem, gözenekliliği ve su tutma kapasitesini de artırıyor. Böylece toprak daha verimli bir form kazanıyor. Pamuk hasadının ardından, pamuk ekinlerinin kesinlikle sapkeserlerle küçük parçalara ayrılması gerekiyor. Bununla beraber ekim alanı 25-30 cm derinliğinde sürülüyor.
Ekim zamanını doğru ayarlamak da pamuk üretimi için önemli görülüyor. İyi hazırlanmış, normal tavlı toprağın ısısı göz önüne alınarak ekim zamanı öngörülüyor. Toprağın ısısı sabah 8’de 15 dereceye ulaştığında, 4-5 gün içinde aynı şartlar sürüyorsa, ekim zamanı gelmiş sayılıyor. Bu şartlar senenin iklim özelliklerine göre değişse de ortalama her yıl 20 Nisan- 15 Mayıs arasını işaret ediyor.
Yukarıda bahsettiğim şartlar uygun olduğunda, dediğim gibi mibrezle ya da sırayla ekime başlanıyor. Sıra arası 60-80 cm bırakılıyor. Bakım ve çapalama makineyle yapılacaksa, aralık 65-70 cm, hayvanla gerçekleştirilecekse 50-60 cm ayarlanıyor. Dekara ortalama 5-6 kilogramlık tohum atılıyor. Pamuk tohumları derine ekilmediğinden bahsetmiştim. İdeal dikim derinliği 4 ya da 5 cm olarak biliniyor. Çok derine ekilen tohumların çimlenmesi zorlaşıyor. Toprak yapısı çok hafifse, kısmen daha derin ekim tercih edilebiliyor. Toprak
formu ağır olduğunda kesinlikle derine ekim yapılmaması öneriliyor. Pamuk ekiminde toprak piresi konusuna da ayrıca dikkat edilmesi gerekiliyor.
Pamuk ekini, sıcağı seviyor. Buna bağlı olarak da sulu ortamlarda yetiştirilen pamuk, ortalama olarak 120 ile 200 gün arasında değişen büyüme süresinde yetişiyor. Bu sürenin don vurmadan atlatılması önem arz ediyor. Bitkinin su ihtiyacı sıcaklıkla beraber artacağından normal yağışla elde edilemeyen suyun, sulama ile bitkilere verilmesi gerekiyor. Ayrıca pamuk ekiminden hemen sonra görülen aşırı yağışların, fide çıkışını olumsuz yönde etkilediği biliniyor. Aşırı yağışlı veya aşırı kuru topraklarda pamuk tarımı büyük zara görüyor. Toprak ve ekin üzerinde kurutucu olan rüzgarlar, özellikle kozaların açtığı devrede estiğinde pamuklar; dökülüyor, kirleniyor, çiftçilerimiz bereket ve kalite kaybı yaşıyor.
Pamuk üretimi aşamaları içinde toprak organik maddesi verimliliği direkt etkiliyor. Topraklarımızda pamuk üretimi için organik maddenin %2 olması ideal görülüyor. Ancak sıcak iklimlerde mikrobiyal ayrışma hızlı olduğu için topraklardaki organik madde yüzdesinin çok düşük olması sorunu ortaya çıkıyor. Bu nedenle pamuk tarımında organik gübreleme yapılıyor. Bu uygulamalar sayesinde toprağın organik madde miktarı %10 ile %20 kadar artırılabiliyor. Pamuk yetiştiriciliği yapılacak alanın toprak eğiminin, yüzey akışına engel olmayacak düzeyde olması gerekiyor. Pamuk sulanarak yetiştirildiği için eğimli arazide ekim durumunda, beklenen verimin alınması oldukça zor görülüyor.
Pamuk üretimi yapılırken dikkat edilmesi gereken en önemli yapı bölgeye ekilecek pamuk çeşidinin, o bölgede yapılan uyum çalışmalarından başarıyla geçmesi gerekiyor. Her pamuk türü ülkemizin her bölgelerinde yetişmeye uygun görülmüyor. Pamukların aynı zamanda iri ve dolgun olması için tohumların içinde yabancı madde bulunmaması gerekiyor. En önemli sorunlardan birisi olan pembe kurt sorununa karşı sterilize edilmiş, ilaçlanmış tohumların tercih edilmesi öneriliyor. Aynı zamanda sertifikasız tohum kullanılmaması gerektiği de söyleniyor.
Pamuk yetiştiriciliği püf noktaları arasında bakım geniş yer kaplıyor. Doğru bakım uygulamaları yapılmadığında, pamuk üretiminde verim ve kalite düşüş gösteriyor. Doğru bakım olmadığında yani örneğin azot eksik olduğunda; pamuğun boylanması, dallanması, meyve ve çiçek adedi azalıyor. Rengi açık yeşil bir hal almaya başlıyor ve damarları sararıyor. Azotlu gübre uygulaması dekar alana toplam 30 kilogram 20-20'lik kompoze gübrenin verilmesiyle gerçekleştiriliyor. İşlem sırasında mibzer veya ekim yoluyla banda verme uygulamaları tercih edilebiliyor. Ekinlerin fosfor ihtiyacı dekar alana 7 kg üzerinden ölçülerek hesaplanabilir. Organik pamuk üretimi için farklı kurallar olduğunu hatırlatmak gerekiyor.
Yılda hektar başına 170 kg saf azotu geçmeyecek şekilde organik hayvansal üretimden elde edilen gübre, organik pamuk yetiştiriciliğinde kullanılabiliyor. Pamuğun ihtiyaç duyduğu suyun %60’ı, 60 cm’lik kısımdan alınıyor. Bu nedenle ilk aşamada daha az su verilirken, verilen su miktarı kademeli olarak artış gösteriyor. Erken sulama gelişimi engellediği gibi çiçeklenmeye de mani oluyor. Doğru sulama zamanı, bitkinin görünümünden anlaşılabiliyor. Gelişimi yavaşlayan, olgun yaprakları kirli açık yeşil renk alan, yaprak ısısı artan, çiçek adedi azalmaya başlayan, yapraklarda sabah saatlerinde de pörsüme görülen bitkilerin sulanması gerekiyor. Sulama için karık usulü sulama metodu öneriliyor.
Sulu pamuk tarımında yabancı ot durumuna göre 2-3 kez el, 3 veya 4 kez traktör çabası gerekebiliyor. Yeterli çapalama yapılmadığında fide döneminde görülebilen mantarların sebep olduğu kurumalar artış gösteriyor. Fazla fide çıktığında kesinlikle alınması gerekiyor. Seyreltmenin erken yapılması, fide çıkışından en fazla 20 gün sonra tamamlanması önem arz ediyor.
Tarlada %60 koza açılımı varsa birinci el hasada hazır anlamına geliyor. Ülkemizde eylül ayının ortasından ekim sonuna kadar pamuk hasadı yapılıyor. İkinci el toplama ise yine ekim ayı içinde gerçekleştiriliyor.
Tüm bunlar dışında genel olarak her birinin özelliği farklı olmakla birlikte ve farklı yetiştiricilik türlerinde kullanılan gübreleme seçenekleri arasında bulunan üre gübresi ya da kalsiyum nitrat gübresi en bilinenler arasında yer alıyor.
Peki pamuk sulaması ne zaman yapılır diye soracaksanız ilk sulama ekimden yaklaşık olarak 40-45 gün sonra yapılıyor. Sulama, kozaların %10 kadarı açtığında durduruluyor. Bu süreç ortalama eylül ayına denk geliyor. Pamuğun yapraklarında sabah saatlerin pörsüme olması, olgun yaprakların kirli açık yeşil bir renk alması, gelişiminin yavaşlaması ve çiçeklerinin azalması, sulanması gerektiğini işaret ediyor.
Son olarak pamuk ülkemizde Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yapılıyor. Hem iklim özellikleri hem de GAP kapsamında yapılan yatırımlar sonrası Şanlıurfa pamuk yetiştiriciliğinde ön safta bulunuyor. Hatay ve Aydın gibi diğer bölgelerdeki illerde de pamuk üretimi yoğun olarak gerçekleştiriliyor.
Yorumlar