Mustafa Akbak - İdareci
- Mustafa Akbak

- 31 Oca
- 2 dakikada okunur
1-Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kariyerinize/ilgi alanlarınıza nasıl başladınız?
İsmim Mustafa AKBAK. Karatay ilçesinde bir İmam Hatip Ortaokulunda idareci olarak görev yapıyorum.
Kendimi bildim bileli öğrenmeye ve öğrendiklerimi paylaşmaya ilgi duydum. Bu süreç, önceden çizilmiş bir kariyer planından ziyade, insanlara faydalı olma isteğiyle şekillenen bir yol oldu. Zamanla şunu fark ettim: Bir insanın hayatına küçük de olsa dokunabilmek, benim için çok büyük bir anlam taşıyor. Eğitim de bu temasın en doğal yollarından biri haline geldi.
2- Sizi en çok ne motive eder?
Yaptığım işin bir karşılığı olduğunu hissetmek; bir öğrencinin gözünde beliren o ışık, birinin "yalnız değilim" hissini yaşaması...
Bunlar küçük gibi görünen ama insanın içini dolduran anlar. Dışarıdan gelen övgülerden ziyade, kendi içimde hissettiğim o huzur beni motive ediyor.
3- Hobileriniz veya boş zaman aktiviteleriniz nelerdir?
Okumayı ve düşünmeyi seviyorum. Çok şeyle meşgul olmaktan ziyade, az ama derin şeylerle ilgilenmek bana daha iyi geliyor. Yalnız kalmak çoğu zaman beni dinlendiriyor. Kültürümüzle, irfan geleneğimizle temas eden metinler zihnimi de kalbimi de sakinleştiriyor.
4- [İlgili Alan] hakkında şu anki düşünceleriniz nelerdir?
Eğitim şu anda çok hızlı bir değişim içinde. Dijital imkânlar gerçekten büyük fırsatlar sunuyor ama bu hız bazen insanı yorabiliyor. Bence dönüşümün merkezinde her zaman insan olmalı. Teknoloji bir amaç değil; doğru kullanıldığında işi kolaylaştıran güçlü bir araç.
5- Bu alanda sizi en çok heyecanlandıran gelişmeler neler?
Öğrenciyi merkeze alan yaklaşımların artması beni çok heyecanlandırıyor. Dijital araçların öğretmenin yerini almak yerine onu desteklemesi çok kıymetli. Öğretmenin sadece anlatan değil, yol gösteren bir role bürünmesi gerektiğine inanıyorum.
6- [İlgili Alan]'da karşılaştığınız en büyük zorluklar neler oldu ve bunları nasıl aştınız?
Hızla değişen dünyada dengeyi korumak; hem geçmişten kopmamak hem de yeniliğe kapalı kalmamak kolay değil. Bu süreci acele etmeden; konuşarak, danışarak ve zaman zaman durup nefes alarak aşmaya çalıştım. Şunu öğrendim: İnsan durduğunda, yol da kendini daha net gösteriyor.
7- Gelecekte [İlgili Alan]'ın nereye gideceğini düşünüyorsunuz?
Gelecekte daha az bilgi yükleyen ama daha çok anlam inşa eden bir eğitim anlayışına ihtiyaç olacağını düşünüyorum. İnsanı merkeze alan, değerleri ve ahlaki bütünlüğü önemseyen yaklaşımlar öne çıkacak. İnsanî tarafı ihmal eden hiçbir sistemin uzun vadede ayakta kalabileceğine inanmıyorum.
8- Bu alanda çalışmak isteyen gençlere ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?
Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın; dünkü hâlinizle kıyaslayın. Çok okuyun, sizi besleyen insanlarla bir arada olun. Kısa sürede “olmuş gibi” görünmek yerine gerçekten olgunlaşmayı hedefleyin. Herkes ne olmak istediğini hemen bilmek zorunda değil. Yol, yürüdükçe açılıyor. Hata yapmaktan korkmayın; asıl kayıp, hiç denememek.
Başarı, günün sonunda insanın içinin rahat olmasıdır. Alkıştan çok iz bırakmak, görünürlükten ziyade bereket üretmek... Kimse görmese bile doğru bildiğini yapabilmek ve gece başını yastığa huzurla koyabilmektir.
10- Dijital dünyada içerik tüketimi hakkında görüşleriniz nelerdir?
Dijital dünya çok zengin ama bir o kadar da gürültülü. Her şeye maruz kalmak yerine seçici olmak gerekiyor. Az ama nitelikli içerik zihni de kalbi de koruyor. Seçebilmek kadar vazgeçebilmek de önemli.
11- En sevdiğiniz alıntı veya söz nedir?
“İnsan, niyeti kadar derindir.”
Bu söz bana her işin merkezinde niyetin olduğunu hatırlatıyor.
12- Okuyucularımıza son olarak iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Hızlı bir dünyada yaşıyoruz ama insan hızla olgunlaşmıyor. Kendinizi aceleye getirmeyin. Hayat bir yarış değil, bir yolculuk. Samimiyetle yürüyenler, er ya da geç kendi yolunu mutlaka buluyor.


Yorumlar