GÖKYÜZÜNÜN ŞAHİT OLDUĞU GECE
- Melike Saliha Akbak
- 15 Tem
- 2 dakikada okunur
Bir yaz gecesiydi. Günlerden 15 Temmuz, saatler henüz dokuz civarıydı. O gece gökyüzü de üzerimize doğan yıldızlar da bu aziz milletin verdiği büyük imtihana şahitti. Türkiye’yi bölmek, bu toprakları parçalamak için hainlerin sinsice kurduğu pusu, yine o hainlerin kendi başlarına dönmüştü. Tıpkı Enfâl Suresi’nde müjdelendiği gibi: “Onlar tuzak kurarlar. Allah da tuzak kurar. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.”
Ülkemizin huzuruna, refahına ve bağımsızlığına göz dikenlerin 15 Temmuz gecesinde haince yapmaya çalıştığı darbe girişimi; sokaklara sel gibi dökülen bir milletin göğsünde eriyip gitti. O gece genç, yaşlı, kadın, erkek demeden; Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı, Çerkez’i ayırmadan milyonların tek bir yürek olup bastırdığı büyük bir destan yazıldı. Sadece iman gücümüzle, millet olmanın verdiği o sarsılmaz inançla ve devlet büyüklerimizin verdiği güvenle meydanları doldurduk; bayrağımıza, ezanımıza ve devletimize sahip çıkarak Türk milletinin asil gücünü tüm dünyaya bir kez daha gösterdik!
Tarih, inananların zaferleriyle doludur. Milattan önce, Hz. İbrahim Peygamber’in inşa ettiği mukaddes Kabe’ye, dev fillerle saldıran Ebrehe’nin ordusu çok güçlü ve yenilmez görünüyordu. Lakin hepsi helak oldu. Zira Kabe’nin hakiki bir sahibi vardı ve O sonsuz kudret sahibi Yüce Allah, küçücük Ebabil kuşlarıyla o dev filleri ve zalimlerin ordusunu yerle bir etti. Sorarım size; Kabe’nin sahibi olan Cenab-ı Allah, ilahi rızası ve dini için yüzyıllardır savaşıp yüz binlerce şehit vermiş, kanıyla bu toprakları vatan kılmış Türk milletini o gece sahipsiz bırakır mıydı? Elbette bırakmadı! Kabe’nin sahibi olan Yüce Rabbim, bu sefer de Türk vatanı için manevi ordusunu, o sarsılmaz iman zırhını gönderdi. Ve Türkler, o karanlık gecede bir kez daha adını tarihe altın harflerle kazıyarak destan yazdı…
O gün, haince planlarla yok etmek istedikleri bu ülkeyi ve bölmek istedikleri aziz milleti, aslında birbirine daha sıkı bağladılar. Biz o gece, İstiklal Marşı’mızda şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un haykırdığı o asil ruhu bizzat yaşadık: “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? / Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda!”
O gece adeta vatan için, şanlı al bayrak için, Allah rızası için her bir fert canı pahasına mücadele verdi. Şimdi soruyorum sizlere: Kim demiş yılın en uzun gecesi 21 Aralık diye? Bu milletin gördüğü, yaşadığı ve imanıyla aydınlattığı en uzun gece, şüphesiz ki 15 Temmuz’du! Ve o gecenin sabahı, ebedi bir zafere uyandı.
Melike Saliha Akbak
Yorumlar