Bir Neslin Uyanışı: Osmanlı’da Bed-i Besmele Geleneği
- Elif Kübra Eser
- 20 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Osmanlı İmparatorluğu'nda çocukların eğitim hayatına ilk adımı simgeleyen Bed-i Besmele töreni, dini inanç ile toplumsal geleneklerin birleştiği, unutulmaz ve görkemli bir ritüeldi. “Besmeleye başlamak” anlamına gelen bu tören, yalnızca okula başlangıcı değil, aynı zamanda çocuğun toplum içinde yeni bir statü kazanmasını da ifade ederdi.
Genellikle dört yaş dört ay dört günlük çocuklar, bu özel gün için özenle dikilmiş yeni kıyafetleriyle mektebe doğru neşeyle yola çıkar; ilahiler söyleyen hocalar ve dualar eden ailelerin eşliğinde hep bir ağızdan “Âmin!” nidalarıyla kutlamaya katılırlardı. Halk arasında “Âmin Alayı” diye anılan bu coşkulu yürüyüşe mahalle sakinleri hayır dualarıyla eşlik ederdi. Zengin aileler ise bu vesileyle fakir çocukların eğitim masraflarını karşılayarak törene sosyal dayanışma boyutu kazandırırdı.
Mektebe varıldığında törenin en anlamlı bölümü başlardı. Çocuk, hocasının önünde diz çöker, “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek besmele çeker ve ardından “رَبِّ يَسِّرْ وَلَا تُعَسِّرْ رَبِّ تَمِّمْ بِالْخَيْرduasını okurdu. Bu dua, “Rabbim kolaylaştır, zorlaştırma; Rabbim hayırla tamamla” anlamına gelir ve eğitim hayatının hayırlı geçmesi için edilen bir niyazdır. Sonrasında çocuk, elif harfiyle tanışır ve böylece okumaya ilk adımını atardı.
Dualar ve ilahiler eşliğinde yaşanan bu manevi atmosfer, çocuğun zihninde eğitimin ne kadar kıymetli bir değer olduğunu pekiştirirdi. Tören, “رَبِّ زِدْن۪ي عِلْمًا” duasıyla sona erer; bu anlamlı duayla Allah’tan ilim ve başarı istenir, eğitimin bereketli ve hayırlı olması dilenirdi.
Bed-i Besmele töreni, Osmanlı’nın eğitime ve çocukların ruhsal gelişimine verdiği değeri zarif bir şekilde yansıtan; toplumsal dayanışma ve manevi coşkunun birleştiği köklü bir gelenekti.
NOT: Nilhan Sultan ile Pür İhtimam programından esinlenerek yazılmıştır.




Yorumlar