Bir Milletin Kalbiyle Yazdığı Destan
- Mustafa Akbak
- 15 Tem
- 1 dakikada okunur
Bazı geceler vardır, karanlığı sadece sabahın güneşiyle değil, bir milletin sarsılmaz iradesiyle aydınlanır. 15 Temmuz 2016 gecesi de bu toprakların gördüğü en uzun, en karanlık ama sonunda en şanlı sabaha uyanan gecelerinden biriydi.
O gece, sıradan bir yaz akşamı olarak başlamıştı. Evlerimizde çayımızı yudumlarken, sokaklarda günlük telaşlar akıp giderken birden zaman durdu. Haber ekranlarına düşen görüntüler, sokaklardaki tank sesleri, gökyüzünü yırtan jet uçakları... Bir anlık şaşkınlık ve derin bir sessizlik kapladı her yeri.
O ana kadar birbirinden tamamen farklı hayatlar yaşayan, farklı düşüncelere sahip milyonlarca insan tek bir yürek oldu. Kimse arkasına bakmadı. Anneler evlatlarını, eşler birbirlerini helallik alarak uğurladı sokaklara. O gece meydanlara çıkan her bir can; tankların karşısına sadece göğsünü gererek, elinde şanlı bayrağımızla dikildi.
Dünya tarihinde eşi benzeri az görülen bir şey yaşandı o gece. Silahların karşısında duran şey, çelikten bir zırh değil; bu topraklara, özgürlüğe ve demokrasiye olan sarsılmaz inançtı. Canı pahasına meydanları dolduran o kahramanlar sayesinde, karanlık emeller sabaha ulaşamadan eriyip gitti.
Bugün 15 Temmuz’u anarken sadece bir takvim yaprağını geride bırakmıyoruz. Biz o gece toprağa düşen vatan evlatlarını, gazilerimizi ve canını ortaya koyan her bir insanımızı kalbimize kazıyoruz. Onların bıraktığı miras, sadece kazanılmış bir gece değil; bağımsızlığımızın, birlik olunca neleri başarabileceğimizin en somut kanıtıdır.
Demokrasi, sadece sandıkta oy vermek ya da kitaplarda yazan bir kavram değildir; demokrasi, 15 Temmuz gecesi bu milletin kanıyla, canıyla, sokak sokak savunarak kazandığı yaşama hakkıdır.
Ruhları şad olsun.
Bu millet, o gece gösterdiği duruşu, o asil ruhu hiç unutmayacak ve gelecek nesillere gururla aktaracaktır.
Mustafa Akbak
Yorumlar